Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/2214 E. 2016/8672 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2214
KARAR NO : 2016/8672
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, 25/03/2013 tarihinde borçluya ait olan malların, davalının zilyetliğindeyken haczedildiğini ve yediemin olarak kendisine bırakıldığını, taraflarına İİK. 99. maddesi uyarınca davalı aleyhine istihkak davası açmak üzere yedi günlük süre verildiğini, haciz uygulanan iş yerinin vergi kaydının davalı 3. kişi adına olduğunu, 2005 yılından beri süre gelen davaların bitmeye başlaması ile birlikte borçlu ….’nin içi boşaltılarak, tüm mal varlığının 3. kişi …ünvanlı şirkete kaydırıldığını, ortaklarının aynı gerçek kişiler olduğunu, hem …nin, hem de ….’nin avukatlarının aynı kişi olmasının dahi fikir birliği içerisinde olduklarını gösterdiğini belirterek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, müvekkili şirkete ait haczedilen malların borçlu şirket ile hiç bir bağı olmayıp, müvekkil şirketin ticari faaliyeti kapsamında satın aldığı mallar olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu …. arasında hiçbir organik, fiili ve hukuki bir bağ olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı 3. kişi şirket ile borçlu şirketin farklı tüzel kişilikler olduğu, iki şirket ortaklarının aynı olmasının muvazaa iddiasını ispat edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi talebiyle açılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de, toplanan deliller, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
29.03.2013 tarihli dava dilekçesinde, davacı alacaklı, delil olarak icra dosyası içeriği, ticaret sicil kayıtları, maliye kayıtları, SGK kayıtları ve ticari defter kayıtlarının yanı sıra, birçok hukuk dava dosyası içeriğine ve savcılık soruşturma dosyalarına dayanmıştır. Mahkemece tanzim edilen 03.04.2013 tarihli tensip tutanağı ile delil listesinde gösterilen hukuk dava dosyalarının ve savcılık soruşturma dosyalarının istenmesine karar verilmiş olmakla birlikte, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, bu dosyaların mahkemeye intikal edip etmediği anlaşılamamaktadır. Bu doğrultuda, delil olarak bildirilen bu dosya içeriklerinin dava konusu olayla ilgisi yargılamalar boyunca değerlendirilmemiş, karar yerinde de tartışılmamıştır. Bu nedenle; dava dilekçesinde belirtilen dava ve soruşturma dosyaları ilgili yerlerden istenerek ve istem sonuçları da takip edilmek suretiyle, dosya içeriklerinin, davacının talebini etkiler nitelikte olup olmadığı irdelenerek, bu inceleme ve araştırma sonucunda elde edilen bilgiler ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.