YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2399
KARAR NO : 2018/18364
KARAR TARİHİ : 08.11.2018
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin tebligat adresi ile haciz adresi farklı olsa dahi takip borçlusu şirketin haciz adresinde faal olarak çalıştığını, 3.kişi şirketin benzer ünvanla aynı kişi tarafından kurulduğunu beyanla istihkak iddiasının reddini talep ve dava etmiştir
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu ile 3.kişi şirketin benzer iş kolunda iştigal ettikleri ve ticaret ünvanlarının benzer olduğu,… davalı takip borçlusu şirketin yetkilisi ve davalı 3. kişi şirketin ortağı olduğu, takip borçlusu şirket ile davalı 3. kişi şirketin ortakları arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu, hacze konu adresin davalı 3. kişi şirketin ticaret sicil adresi olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Dava konusu haczin, borçluya ödeme emri tebliğ edilen veya dayanak ilamda geçen adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu hazır olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, dosya kapsamında yer alan ticari sicil kayıtlarına göre borçlu ve 3.kişinin faaliyet adreslerinin farklı olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davalı 3.kişi şirket borcun doğumundan çok önce, 1998 yılında kurulmuştur. 2009 yılında kurulan borçlu şirkette, hakim ortak olan … 3.kişi şerkette %1 hisse sahibidir. Bu durumda ispat yükü İİK’nin 99. maddesine göre davacı alacaklıda olup, davacı alacaklı tarafından 3. kişi yararına olan karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden; davanın reddi yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 8.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.