Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/2531 E. 2016/4140 K. 09.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2531
KARAR NO : 2016/4140
KARAR TARİHİ : 09.03.2016

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Alacaklı vekili, borçlu aleyhine takip dayanağı ilama konu hisse senetlerinin teslimi hakkında takip başlatıldığını, ancak takipten vazgeçildiğini, vazgeçme nedeniyle, İcra Müdürlüğü’nce, takibe konu hisse senetlerinin borsa değeri üzerinden harcın hesaplanmasına ilişkin taleplerinin reddedildiğini, depo edilen miktar üzerinden harç hesaplanarak 11.04.2014 tarihli reddiyat işlemi yapıldığını, hisse senetlerinin borsada işlem gören hisselerden olması nedeniyle, borsa değeri üzerinden tahsil harcı alınması gerektiğini, vazgeçme halinde tahsil harcının yarısının alınacağını, ayrıca icra marifetiyle yapılmış bir tahsilat olmamasına rağmen cezaevi harcı alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İcra Müdürlüğü’nün 11.04.2014 tarihli kararı ve buna bağlı reddiyat işleminin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulü ile, tahsil harcının depo edilen para üzerinden alınmasına dair İcra Müdürlüğü’nün 11.04.2014 tarihli işlemi ile, cezaevi harcının hisse senetlerinin borsadaki değerleri üzerinden alınması gerektiğinden, fazladan tahsil edilen harç yönünden işlemin iptaline karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı vekilinin, şikayet dilekçesinde diğer şikayet sebepleri yanında, takipten vazgeçilmesi nedeniyle tahsil harcının yarısının alınması gerektiğine ilişkin İcra Müdürlüğü’nün 11.04.2014 tarihli kararı ve buna bağlı reddiyat işleminin iptalini talep ettiği görülmektedir. Anılan şikayet hakkında Mahkemece inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu konudaki şikayet incelenmeden hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.