YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2564
KARAR NO : 2017/12969
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 06.08.2010 tarihinde davacıya ait iş yerindeki malların haczedildiğini, borçlu şirketin 2005 yılında tasfiye edildiğini, sicil kaydının silinerek hukuken tüzel kişiliğinin sona erdiğini, borçlu şirket hakkında ihya kararı alınmadan 2007 yılında takibe geçilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddeleri gereğince istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ve 3. kişi şirketin yetkililerinin aynı şahıs olduğu, borçlunun ekonomik krize girmesi üzerine tasfiye edilerek 3. kişi şirketin kurulduğu, borcun doğumundan sonra 2008 ve 2010 yıllarındaki hacizler sırasında haciz mahallinde borçlu şirkete ait pek çok belgenin bulunduğu faturalar icra takibinden sonra düzenlendiğinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca; dava konusu haciz tutanağının 3, 4, 5, 6, 7, ve 9. sırasındaki mallar yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1 ve 8. sırasındaki mallar yönünden mülkiyet karinesinin aksi ispatlanmadığından davanın reddine, 2. sırasındaki fax yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3. kişi vekili ve davalı borçlu şirketi temsilen tasfiye memur vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
1-İstihkak davasının açılmasının ön koşulu, geçerli bir haczin varlığıdır. Davaya dayanak İstanbul … 23. Müdürlüğü’nün 2007/7617 Esas sayılı takibin iptali istemiyle İcra Mahkemesi’ne şikayette bulunulduğu ve İstanbul … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25.07.2017 tarih, 2013/536 Esas ve 2017/819 Karar sayılı kararıyla borçlu şirketin 14/12/2005 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde kapanış ilanının yayınlandığı ve borçlu şirketin sicilden terkin edildiği, takip tarihinden sonra borçlu şirket ihya edilse bile takip tarihi itibariyle tüzel kişiliği olmayan limited şirket hakkında başlamış takibi canlandıramayacağı, zira takip tarihi itibariyle borçlu şirketin tüzel kişiliğinin bulunmadığı gerekçesiyle İstanbul … 23. İcra Müdürlüğünün 2007/7617 Esas sayılı takibinin borçlu yönünden iptaline karar verildiği ve yapılan sorgulamalarda bu dava dosyasının kesinleştiğine dair bilgiye de rastlanmadığından, anılan dava dosyasının halen derdest olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu bilgiler ışığında, istihkak davasının açılmasının ve dinlenebilmesinin ön koşulunun, geçerli bir haczin ve bu doğrultuda geçerli bir takibin mevcut olması gerektiği ilkesinden hareketle, İstanbul … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/536 Esas sayılı dosyasının sonucunun işbu dava dosyasının çözümü için bekletici mesele yapılması ve anılan dava dosyasında oluşacak sonuca göre dava konusu uyuşmazlığın çözümlenmesi yoluna gidilmelidir. Bu sebeple, belirtilen husus dikkate alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı 3. kişi vekili ve davalı borçlu şirketi temsilen tasfiye memur vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı 3. kişi vekili ve davalı borçlu şirketi temsilen tasfiye memur vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.