Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/291 E. 2016/3010 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/291
KARAR NO : 2016/3010
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

… ile … ve … aralarındaki katılma alacağı davasının davalı … yönünden kabulüne, davalı … yönünden reddine dair 5. Aile Mahkemesi’nden verilen 11.02.2014 gün ve 24/61 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağının davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19.12.2013 tarihli dilekçesi ile talep miktarını artırarak, toplam 61.378,50 TL talep etmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın babasının yardımı ve banka kredisi ile alındığını, davacının katkısı bulunmadığından açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, satışın gerçek bir satış olduğundan açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın davalı … yönünden kabulü ile, 61.378,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından esası yönünden temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki 2. bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m.229) ve denkleştirmeden (TMK m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 07.11.2003 tarihinde evlenmiş, 31.08.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir(TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa’nın 10, TMK 202.m). Tasfiyeye konu taşınmaz edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde 02.02.2005 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanacaktır (TMK m. 179).
Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece, dava konusu taşınmazın edinildiği 02.02.2005 tarihinde davalı …’ın babasının Halk Bankası hesabından 29.000,00 TL çekildiği ve bu paranın taşınmazın alımında kullanıldığının banka kayıtları ve tanık beyanları ile toplanan delillerle sabit olmuştur. Bu paranın davalının babasının davalıya bağışı ve dolayısıyla davalının kişisel malı olduğu; TMK’nun 230/1. maddesi uyarınca davalı yararına denkleştirilmesi gerektiği kabul edilmelidir. O halde, davalıya babası tarafından verilen bu paranın denkleştirilmesi yapılmadan yazılı şekilde fazla alacağa hükmedilmesi hatalı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.048,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.