Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/3079 E. 2016/4728 K. 16.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3079
KARAR NO : 2016/4728
KARAR TARİHİ : 16.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
Borçlular vekilleri, takip dayanağı uzlaşma tutanağının ilam niteliğinde olmadığını, ilam niteliğinde olduğu kabul edilse bile talep edilen faizin fahiş olduğunu, bileşik faiz uygulaması yapıldığını, yapılan ödemeler gözetilmeden faiz hesaplandığını ileri sürerek, takibin ve icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlular vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 18/3. maddesi gereğince, aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda, mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
Şikayet dilekçesinde, diğer şikayet sebepleri yanında fahiş faiz talep edildiği, bileşik faiz uygulaması yapıldığı, yapılan ödemeler gözetilmeden faiz hesaplanmasının doğru olmadığı yönündeki iddiaların duruşma açılıp gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece, şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılarak, taraflardan faize yönelik şikayet hakkındaki delilleri sorularak, ileri sürülen nedenler ve toplanan deliller doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlular vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.