Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/3915 E. 2016/5630 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3915
KARAR NO : 2016/5630
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, borçlu ….’ne karşı başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkili şirketin adresinde ve borçlu şirket yetkilisinin yer göstermesi ile sanayi sitesine ait trafo tesisi ile eklentilerinin haczedildiğini borçlu tarafından sunulan faturanın haczedilen trafo ve eklentilerine istinaden düzenlendiğinin belli olmadığını, trafonun davalı borçlu ile davacı 3. kişi şirket arasında imzalanan 01/10/2010 tarihli zeyilname başlıklı sözleşme kapsamında müvekkili şirkete ait, … Sanayi Sitesine kurulduğunu, müvekkili şirkete ait arazi üzerinde bütünleyici parça teşkil eden trafo ve eklentilerinin müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle istihkak iddialarının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, yapılan haczin usul ve yasaya uygun olduğunu, borçlu şirket yetkilisi tarafından, trafo ve köşküne ait fatura ibraz edilmesi üzerine haciz işleminin yapıldığını, borçlu ile 3. kişi şirket arasında ihtilaf olup olmadığının taraflarınca bilinmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu bu nedenle davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, davacı 3. kişiye ait olan sanayi sitesinin içinde bulunan ve haczedilen trafo ve müştemilatının müvekkili şirkete ait olduğunu, kendileri tarafından mahcuza ilişkin faturanın dosyaya sunulduğunu, ancak davacının haczedilen trafonun kendisine ait olduğuna dair herhangi bir belge ibraz edemediğini, bu nedenle davanın reddini davacının %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı borçlu tarafından sunulan fatura ve ….’ne yazılan müzekkere cevabına göre, mahcuza ilişkin kayıtların borçlu adına olduğu, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı 3. kişi tarafından mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; haczin icra edildiği trafonun inşa edildiği yerde bir elektrik mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir mali müşavir eşliğinde keşif icra edilerek, hacze konu trafonun taşınmazın bütünleyici parçası (mütemmim cüz) olup olmadığının belirlenmesi, trafonun bütünleyici parça olduğunun tespit edilmesi halinde taşınmazdan ayrı olarak bağımsız mülkiyete konu olamayacağının düşünülmesi, bütünleyici parça olmadığının tespit edilmesi halinde ise, öncelikle …’ne müzekkere yazılarak dava konusu mahcuz trafoya ilişkin elektrik satım sözleşmesi yapılıp yapılmadığının sorulması, varsa … ile yapılan sözleşme ile birlikte önceki yüklenici dava dışı …. ile iş sahibi 3. kişi şirket arasındaki 27.11.2008 tarihli ilk sözleşmenin, trafonun sözleşme kapsamı dışında olduğunu bildiren hükmü ve borçlunun dahil olduğu 01.10.2010 tarihli zeyilnamenin ilgili maddeleri, davalı borçlu tarafından sanayi sitesi içerisindeki iş yerlerine ilişkin düzenlenen iş yeri teslim tutanakları ve enerji satışını içeren taahhütnameler de dikkate alınarak, hakediş raporları, banka ödeme kayıtları, borçlunun trafoyu satın aldığı şirketlerin ticari defterleri de incelenmek suretiyle (açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması göz önünde bulundurularak) çok yönlü bir araştırma yapılması bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.