YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3917
KARAR NO : 2018/19187
KARAR TARİHİ : 26.11.2018
MAHKEMESİ :…… Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Davacı alacaklı vekili; davalı borçlu aleyhine başlatılan …… takibi nedeniyle yapılan haciz sırasında borçlu şirketin 3. kişiye devredildiği iddia edilerek istihkak iddiasında bulunulduğunu, devir işlemi ile 3. kişinin dosya alacaklısına karşı asıl borçlu ile birlikte sorumlu olduğunu, bu nedenle …… dosyasında 3. kişinin tüm hak ve alacaklarının haczini talep ettiklerini, ancak …… Dairesince 13.09.2013 tarihli karar ile talebin reddine karar verildiğini, bu işlemin iptalini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili; haczedilen menkullerin borçluya ait olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava her ne kadar şikayet olarak açılmışsa da hukuki nitelemenin hakime ait olduğu gerekçesiyle dava istihkak davası olarak nitelendirilerek yargılama yapılmış, İİK’nin 44, 280. ve TBK’nin 202. maddesi uyarınca borçluya ait işletmenin 3. kişi davalıya devredildiği, ancak devrin alacaklının haklarını etkilemediği, alacaklı tarafından açılan davada ispat külfetinin 3. kişide olduğu, 3. kişinin kesin ve inandırıcı delillerle mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle ihtiyaten haczedilen mahcuz bedeli 4.000 TL üzerinden harç tamamlatılarak davanın kabulüne kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı vekili kesin karara karşı, hakimin hukuki nitelemesinin yanlış olduğu gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, talep Mahkemece ayrı esasa kaydedilerek duruşma yapılmış yargılamanın yenilenmesi şartları oluşmadığından temyiz talebi olarak değerlendirilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Daireye gönderilmiştir.
Yargılamanın iadesi ayrı bir davadır (HMK mad. 374 vd.) ve dilekçe ile iptali istenen hükmü veren mahkemeden istenir. Dava dilekçesinde aranan koşulların bu dilekçede de bulunması ve Mahkemece başvuru harcı ve maktu harç alınmak suretiyle yeni bir dava gibi yeni esas numarası verilmesi ve HMK mad. 379/1 gereği taraflar davet edilip dinlenildikten sonra karar verilmesi gereklidir.
SONUÇ: Somut olayda; davacı (yargılamanın iadesini talep eden) tarafından açılan yargılamanın iadesi talepli dava ayrı bir esasa kaydedilip duruşma açılmış olmasına rağmen, talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilerek esasın kapatılması gerekirken, davacının talebinin temyiz talebi olarak değerlendirilmesi yerinde olmayıp usulüne uygun verilen temyiz dilekçesi bulunmadığından dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 26.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.