Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/5373 E. 2016/7660 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5373
KARAR NO : 2016/7660
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine dair 5.11.2015 tarih, 2015/18552 Esas, 2015/19817 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı birleşen dosya davalısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R

Asıl ve birleşen davalarda, şikayetçi vekilleri İcra Müdürlüğü tarafından yapılan değer tesbiti işleminin İİK.nun 24. maddeye aykırı olduğunu belirterek şikayet etmiştir. Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmiş, tarafların kararı temyizi üzerine de, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından 05.11.2015 tarihli 2015/18552 Esas, 2015/19817 Karar sayılı kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Şikayete konu işlem nitelik ve miktar itibariyle kesin olmadığından, mahkeme kararının temyizi kabildir. Bu nedenle taraf vekillerinin temyiz talebinin reddine ilişkin 05.11.2015 tarihli 2015/18552 Esas, 2015/19817 Karar sayılı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek, taraf vekillerinin temyiz talebinin incelenmesine geçildi.
Alacaklı ve borçlu vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde değil isede;
İİK’nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu taktirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı belirtildiği gibi hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında “ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu” hükmüne yer verilmiştir.
Son fıkrada yer verilen bu düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirebileceğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında değer belirleme işleminin bizatihi icra müdürüne ait olduğu yönündeki yerleşik uygulama terk edilmiştir.
Somut olayda, dayanak ilamda “.. dava konusu aracın …. davalı tarafa iadesine ve davalı tarafça aynı model ayıpsız misli ile değiştirilmesine ..” karar verilmiştir. Anılan hüküm tarafların edimlerini birlikte ifa yükümlülüğü vermektedir. Bu durumda para alacaklısı ayıplı aracın teslimini gerçekleştireceğini bildirerek icra takibini başlatabilir isede takibe devam edilebilmesi için bu aracın da teslimini sağlaması gerekir. Teslimi gereken ayıpsız aracın para borçlusu elinde bulunmadığının bildirilmesi halinde, şayet ayıplının teslimi sağlanmış ise bu bildirim tarihi haciz tarihi olarak kabul edilerek ayıpsız aracın bu tarihe göre değeri belirlenmelidir.
İcra dosyasında 18.01.2016 tarihine kadar ayıplı aracın tesliminin gerçekleştiği veya ayıpsız aracı teslim alacak para alacaklısının temerrüdünün oluştuğu anlaşılamadığından aracın 18.01.2016 tarihi haciz tarihi kabul edilerek bu tarihteki aracın değeri yukarıdaki ilkeler ve koşullara göre belirlenmesi gerekir.
Bu durumda Mahkemece, Makine Mühendisi bilirkişiden rapor alınması doğru ise de; yaklaşık bir değer düşülerek hesap yapılmıştır. İlamda yenisi ile değiştirilmesine karar verilen ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi, belge ve varsa donanımı gösteren araca ait kitapçık taraflardan temin edilerek, yaklaşık olarak aynı özelliklere sahip bir araç belirlenerek farklar tesbit edilip ekonomik değeri düşülerek haciz tarihi itibari ile (temerrüdün oluştuğu 18.01.2016 tarihi itibari ile) aracın değerinin belirlenmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 57,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı birleşen dosya davalısına iadesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.