Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/5928 E. 2016/6793 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5928
KARAR NO : 2016/6793
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R

Davacı alacaklı vekili, 22.03.2013 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3. kişi şirket vekilinin istihkak iddiasında bulunduğunu, ancak haciz sırasında borçlu şirket çalışanı İsmail Demirbağ’ın hazır olduğunu adresteki makinaların da borçluya ait makinalar olduğu dikkate alındığında işyeri devrinin yapıldığının görüldüğünü, her iki şirketin çalışma alanının aynı olduğunu, BK’nun 179. maddesi gereğince gerçekleştirilen devrin alacaklıların haklarını etkilemeyeceğini iddia ederek, davanın kabulü ile davalı 3. kişi şirketin istihkak iddiasının kaldırılmasına, %20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, borçlu ile müvekkili arasında organik bağ olmadığını, herhangi bir devrin yapılmadığını, ödeme emrinin, borçlunun Ticaret Sicilinde kayıtlı olan adresinde tebliğ edildiğini alacaklı …’ın gizlice şirket atölyesine girdiğini, “…” unvanlı bir şirket ile borçlu şirket arasındaki alışverişe dayanan 2012 yılına ait, 10 adet fatura fotokopisini malzemelerin arasına sakladığını, müvekkilinin 1984’ten beri ticari faaliyette bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, istihkak iddiasının kaldırılması davasında yasal hasmın, istihkak iddia eden 3.kişi olduğu, borçluya davetiye çıkarılmasına yönelik ara karardan bu nedenle vazgeçildiği, borçlu şirkete ödeme emrinin, “…” adresinde tebliğ edildiği, haczin aynı adreste 22.03.2013 tarihinde yapıldığı, belirtilen adresin borçlunun Ticaret Sicilindeki adresi olduğu, İ.İ.Y’nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, şirkete dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin güçlü delillerle kanıtlanabileceği, kira sözleşmesinin mülkiyeti kanıtlayıcı belgelerden olmadığı, davalı tarafından mülkiyet karinesinin aksi ispatlanamadığından davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
.//.

Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. vd. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi talebiyle açılmıştır.
1- Kural olarak, istihkak davasında borçlunun davalı gösterilmesi için 3. kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmış olması gerekir. Borçlunun 3. kişi yararına istihkak iddiasında bulunması veya haciz sırasında hazır bulunmasına karşın 3. kişinin istihkak iddiasına karşı çıkmaması ya da İİK’nun 96/2. maddesi gereği yokluğunda yapılan 3. kişinin istihkak iddiası kendisine bildirilmesine rağmen verilen 3 günlük süre içinde itiraz etmemesi durumunda istihkak davasında davalı gösterilmesine gerek yoktur. Çünkü bu durumda borçlu istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Haciz sırasında hazır bulunmayan ve dava konusu menkullerin haczine ilişkin tutanağın İİK’nun 103.maddesi uyarınca tebliğ işlemi de kendisine yapılmayan borçlunun, istihkak iddiasına karşı çıkıp çıkmadığı anlaşılamaz.
Somut olayda ise; 25.03.2013 tarihinde dava, istihkak iddia eden 3. kişi şirket ile borçlu şirkete karşı açılmış olup, … tarihli son celsede, davalı borçluya davetiye çıkartılmasına dair ara karardan vazgeçildiği görülmektedir. Bu kapsamda; Mahkemece, borçluya yöntemince çıkartılacak açıklamalı davetiye ile davaya katılma olanağı sağlanması, duruşmaları takip etmesi halinde istihkak iddiasına karşı tutumunun belirlenmesi, varsa delilleri de toplanarak yargılamaya devam edilmesi gerekir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.819,00 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.