YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6067
KARAR NO : 2019/9993
KARAR TARİHİ : 06.11.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin müflis olduğunu, iflas işlemlerinin… 3.İcra ve İflas Müdürlüğünün 2012/42 iflas sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, İflas Müdürlüğünce 18.01.2013 tarihinde müflis müvekkiline ait malların tespit edilerek mal defterine kaydedildiğini, davalı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı yürütülen takipte müvekkiline ait mal defterinde kayıtlı menkul malların haczedildiğini, ayrıca mal defterinin 55. sırasında yazılı olan kasanın içinden çıkan paranın da haczedildiğini, oysa söz konusu para kasasının içindeki para ile birlikte iflas masasına dahil olduğunu ileri sürerek mahcuzlar yönünden istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takibe konu borcun ödendiğini davaya konu haczin davacının iddiasının aksine davacı müflis şirketin mal defterinin tutulduğu kat 1-2’de yapılmadığını, haczin zemin katta bulunan borçlu şirketin adresinde yapıldığını, haciz sırasında borçlu şirket ortağının hazır bulunduğunu, davacının iddiasının aksine iflas halinde bulunan bir şirketin kasasında 272.017,20 TL bulunmasının hayatın olağan akışına ters olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının istihkak iddiasında İflas Müdürlüğü tarafından tutulan 18.01.2013 tarihli defter tanzim tutanağına dayanıldığı, bu tutanağın 55. sırasında 1 adet 300 TL değerinde para kasasından bahsedildiği, kasanın içerisinde para bulunduğuna ilişkin kayıt olmadığı, zaten iflas masasının kasa içerisinde para olması halinde bu parayı kasa içerisinde bırakmasının hayatın olağan akışına ters olduğu, davacının davaya konu para yönünden istihkak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine, davaya konu menkul mallar yönünden ise icra dosyası infaz edildiğinden hacizlerin kalktığı ve menkuller yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, yargılama giderleri yönünden davaya devam edildiği, haklılığın tespiti için keşif yapılması gerektiği, keşfin davacı iflas idaresine gereksiz maddi yük yükleyeceği dikkate alınarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiş, karar davacı İflas İdaresi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.’nın 228 maddesi uyarınca açılan iflasta istihkak iddiasına ilişkindir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya arasında bulunan dayanak icra takip dosyasındaki bilgi ve belgelere göre takip dosyası 04.10.2013 tarihinde infazen işlemden kaldırılmıştır. Bu durum Mahkemenin de kabulündedir. Öyle ise icra dosyası infaz edildiğinden hacze konu 272.017,20 TL yönünden de dava konusuz kalmıştır. Bu sebeple, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK’nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 16,70 TL’nin temyiz eden davacı üçüncü kişiden alınmasına, davalı alacaklıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi