Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6468 E. 2016/9109 K. 25.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6468
KARAR NO : 2016/9109
KARAR TARİHİ : 25.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin Taliki veya İptali

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR
Borçlu vekili takibe dayanak ilamın taşınmazın aynına yönelik olup kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını belirterek, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın aynından kaynaklı el atmanın önlemesine ilişkin ilamların kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nun 443/4 maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icra edilemezler. Buna karşılık gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara yönelik) ilamların icraya konulabilmesi için kesinleşmesine gerek yoktur.
Somut olayda, dayanak ilamın, doğalgaz boru hatlarının yer aldığı kamulaştırma sahasına borçlunun müdahale etmesi nedeniyle müdahalenin men-i, hafriyatin kal-i ve eski hale getirilmesi istemlerine ilişkin olduğu ve mahkemesince davanın açıldığı tarihten sonra davanın konusunu oluşturan hafriyatların kaldırılması sebebiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ilama ilişkin yargılamada davalı tarafın kendi lehine mülkiyet iddiası bulunmadığı taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığı, bu nedenle ilamın icrası için kesinleşme şartının bulunmadığının kabulü gerekir.
Bu durumda Mahkemece şikayetin reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde iadesine 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.