Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6599 E. 2017/13024 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6599
KARAR NO : 2017/13024
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … davalı taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan ilamlı takipte; takibe konu ilam vekalet ücretinin daha önce … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2014/2334 Esas sayılı icra dosyasına konu edildiğini, bu alacağın müvekkili tarafından ödendiğini, ödemeye rağmen aynı alacağın … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2015/18835 Esas sayılı icra dosyası ile diğer alacaklar ile mükerrer şekilde istendiğini, … ve ….ilamdan kaynaklanan alacaklarını 08.05.2015 tarihli adi yazılı bir temlik sözleşmesi ile …temlik ettiğini, bu temliğin muvazalı olduğunu, temlik sözleşmesine ödenen ilam vekalet ücretinin de dahil edildiğini, ödeme nedeniyle işlemiş faize de itiraz ettiklerini belirterek … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2015/18835 Esas sayılı icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, “Davacı tarafından açılan davanın kabulü ile … 3.İcra Müdürlüğünün 2015/18835 esas sayılı dosyada istenmiş olan 720 TL vekalet ücreti ve 146 TL lik faiz isteminin mükerrer olması nedeniyle iptaline,” karar verilmiş, hüküm, alacaklı ve borçlu vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Temyiz başvurusu üzerine, mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle borçlu vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karar alacaklı ve borçlu vekillerine tebliğ edilmiş, karar borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin şikayet nedenleri dikkate alındığında ihtilafın miktar itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalmadığının kabulü gerekir.
Bu nedenle, Mahkemece verilen kararın nitelik ve miktar itibariyle kesin olmadığı anlaşıldığından, … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02.11.2015 tarih ve 2015/1144 Esas, 2015/219 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, borçlu vekilinin temyiz isteminin incelenmesine geçildi;
HMK’nun 297/2. maddesi, ” Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekili dilekçesinde, temlik sözleşmesinin muvazalı ve hukuka aykırı olduğuna ilişkin iddiaları da bulunduğu halde, İcra Mahkemesince anılan başvuru hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.