YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6999
KARAR NO : 2017/16188
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takibe konu ilamdan kaynaklanan görev tazminatı ve ek ödeme toplamı 38.912,32 TL için 30.01.2006 tarihinden itibaren hesaplanan 11.573,74 TL faiz alacağından ilgilinin borcu mahsup edilerek 9.316,33 TL’nin alacaklının hesabına aktarıldığını, vekalet ücreti ve yargılama giderinden kaynaklanan 1.695,80 TL’nin de icra dosyasına ödendiğini belirterek taraflarına tebliğ edilen yenileme emri ve borç muhtırasının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 27.08.2015 tarihli borç muhtırası ve yenileme emrinin iptaline karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takipte, takibe dayanak yapılan … 6. İdare Mahkemesi’nin 24.01.2014 tarihli 2012/470 Esas, 2014/ 92 Karar sayılı ilamında, ”…. davanın görev tazminatına yönelik kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, görev tazminatında yasal faiz talebinin … 9. İdare mahkemesinde açılan dava tarihinden itibaren kabulüne, davanın makam tazminatına yönelik kısmının reddine,” hükmedildiği, … 6. İdare Mahkemesi’nin 21.05.2015 tarihli yazı cevabında da”Dava dilekçesinde 33.797,49 TL görev tazminatı talep edilmiş olup … 9. İdare Mahkemesi E:2012/363 sayılı dosyası 24/02/2012 tarihinde açılmıştır” denildiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; asıl alacak 33.797,49 TL’ye 24.02.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletildiği, hesaplama yapılır iken bir yılın 365 yerine 360 gün olarak kabul edildiği, Kurum tarafından yapılan ödemelere yönelik 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 (818 sayılı B….’nun 84.) maddesinde belirtilen kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masrafdan mahsup edileceği hükmüne riayet edilmediği anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, dayanak ilamda belirtilen … 9. İdare Mahkemesi dava tarihinin ilgili mahkemeden sorularak faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi, yılı içeren dönemde faiz hesaplamasının 365 gün üzerinden yapılması, borçlu Kurum tarafından yapılan dayanak ilama yönelik ödemeler belirlenip, bu ödemelerden mahsup işlemi yapılır iken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100 (818 sayılı B….’nun 84.) maddesinde belirtilen ilkeler doğrultusunda konusunda uzman bir bilirkişiden yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve hatalı raporla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının bozma kapsamına göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.