Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/7450 E. 2017/14746 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7450
KARAR NO : 2017/14746
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı … Ertan Akaryakıt vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, 02.05.2012 tarihinde haczedilen mahcuzların, müvekkili ile borçlu şirket arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında kaldığını, 3226 sayılı Yasa’nın 19. Maddesi gereğince haczedilemeyeceğini ileri sürerek istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirketin faaliyet adresinde gerçekleştirildiğini, haciz esnasında borçlu şirket yetkililerinin haczedilen menkullerin davacı şirkete ait olduğuna dair dosyaya yazılı bir belge sunmadıklarını mahcuzların, davacı şirket tarafından borçlu şirkete kiralandığını iş bu davanın açılmasından sonra öğrendiklerini hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, bu nedenle de davanın konusunun kalmadığını, müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan dolayı yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı alacaklı vekilinin talebi üzerine davacı … Şirketine ait kırma tesisi, iki adet ekskavatör ve iki adet darbeli kırıcı üzerindeki haczin yargılama sırasında kaldırıldığı, iş bu davanın konusuz kaldığı, ayrıca mülkiyetin üçüncü kişiye ait olduğunu bilmeden haciz koyduran istihkak davasının yargılaması sırasında haczin kaldırılmasını talep eden davalı alacaklının, iş bu davanın açılmasında kusuru bulunmadığından konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hükmün, davacı üçüncü kişi vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyizi üzerine, Dairenin 30.12.2014 tarih 2013/23430 Esas-2014/22875 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu hacizli taşınır mallar üzerindeki haczin,20.02.2014 tarihinde kaldırıldığı, bu durumda konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olduğu, davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi gerekirken aksi düşüncelerle davacı üçüncü kişinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve vekalet ücreti yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda; davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu menkuller üzerinde haciz bulunduğu, menkullerin haczinden sonra takip borçlusu davalı şirket vekilinin sözkonusu taşınırların 3.kişiye ait olduğunu icra dosyasına dilekçe ile bildirdiği, buna rağmen alacaklı tarafça hacizlerin kaldırılmadığı, bunun üzerine davanın 3.kişi tarafından açılmış olmasına göre, davanın açılmasına sebebiyet verenin alacaklı taraf olduğu gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, peşin alınan 14.287,45 TL harcın alınması gereken 22.542,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.254,85 TL harcın davalı-alacaklıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,davacı tarafından yapılan peşin harç dahil yargılama masrafı 14.412,50 TL’nin davalı-alacaklıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı vekilinin çalışması karşılığı …. uyarınca davanın konusuz kaldığı nazara alınarak 1/2 oranındaki 12.500TL nispi ücreti vekaletin, davalı-alacaklıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş; hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nin 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davanın kabulü halinde kural olarak yargılama gideri davalıya yükletilir. Ancak bu kuralın istisnası HMK 312/2. fıkrasında (HMUK’nun 94/2) düzenlenmiş olup buna göre davalının davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş, yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş olması ve belirtilen bu iki koşulun bir arada bulunması gerekir.
İstihkak davası konusuz kaldığında maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderlerinin ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ….. uyarınca alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak hesaplanacak vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yükletilmesi gerekir.
Somut olayda;02.05.2012 tarihli haciz esnasında aynı zamanda diğer borçlu şirket yetkilisi olan borçlu Hasan Elmas’ın hazır olduğu, vergi kaydı ibrazının istenmesi üzerine dava dışı bir şirkete ait vergi levhasını ibraz ettiği, akabinde haciz zaptını imzalamadan haciz mahallini terk etmesi üzerine kendisine 103 davetiyesinin tebliğinin sağlandığı, borçlular vekilinin 12.07.2012 tarihli dilekçesi ile bir kısım malların dava dışı bir şirkete satıldığını,bunların dışında kalan makinelerin ise……’ye leasingli olduğunu beyan ettiği, ancak buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeyi takip dosyasına ibraz etmediği, davalı alacaklı vekilinin ise bu dilekçe üzerine leasing sözleşmesinin dosyaya ibrazından sonra beyanda bulunacaklarını bildirdiği, takip dosyası içerisine leasing sözleşmesi ibraz edilmediği gibi 09.08.2013 tarihli muhafaza işleminde hacizli mallardan taş öğütme makinesinin borçlu……tarafından işçiler vasıtasıyla sökülmeye çalışıldığı, davacı 3.kişinin, İcra Müdürlüğüne istihkak iddiasında bulunmadan doğrudan bu davayı açtığı ve davalı alacaklı vekilinin kendisine duruşma günü tebliğ edilen ilk oturumdan önce cevap süresi içerisinde haczi kaldırdığı,açıklanan bu hususlar,davalı alacaklının davayı ilk oturumdan önce kabul etmesi ve davacı 3.kişinin davadan önce istihkak iddiasında bulunarak alacaklıya bu iddiayı kabul veya haczi kaldırma imkanı vermeden bu davayı açması birlikte değerlendirildiğinde alacaklının dava açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez.
Bu durumda, Mahkemece davanın açılmasına sebebiyet vermeyen alacaklının HMK’nun 312.maddesi (HUMK”nun 94.maddesi) gereğince yargılama giderinden sorumlu olmaması gerekirken, aksi düşüncelerle aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmediğine göre maktu karar ve ilam harcı ile yetinilmesi gerekirken nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi, yine Dairece bozulmasına karar verilen ilk kararda maktu ve ilam harcına hükmedilerek başlangıçta fazla yatırılan 14.262,25 TL harcın davacı 3. kişiye iadesine karar verilmesine, bu hususta davacı 3. kişinin talebi üzerine 20/06/2014 tarihinde Çukurova Vergi Dairesi’ne yazı yazılarak verilen karar gereğince işlem yapılmasının istenmesine rağmen temyize konu kararda 3. kişiye iade edildiği anlaşılan başlangıçta fazla yatırılan peşin harcın yargılama gideri olarak davalı alacaklıya yükletilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.