Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/7558 E. 2016/8224 K. 04.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7558
KARAR NO : 2016/8224
KARAR TARİHİ : 04.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

… ile … aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ….. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 07.05.2014 gün ve 126/209 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 251 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı altı depo olan bina, koyun ağılı, saç kaplamalı hayvan yazlığı, garaj binası, saç kaplamalı eklenti ve samanlığın vekil edeni tarafından yaptırıldığını açıklayarak vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı 27.12.2013 tarihli keşif beyanında, dava dilekçesinde 1 numara ile belirtilen 2 katlı altı depo olan bina, 2 numaralı koyun ağılı ve 3 numaralı hayvan yazlığının davacı tarafından yaptırıldığını açıklamıştır.
Mahkemece, dava dilekçesinin 1, 2 ve 3 nolu bendinde yazılı muhdesatların davacı tarafından yaptırıldığının davalı tarafından ikrar edildiği, 4 nolu bendinde yazılı garaj binasının davacı tarafından yaptırıldığının davacı ve davalı tanık beyanlarından anlaşıldığı, 5 ve 6 nolu bentte yazılı muhdesatların ise davacı tarafından yaptırıldığının ispat edilemediği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, 251 parsel üzerinde fen bilirkişinin 15.01.2014 tarihli raporunda 1, 2, 3 ve 4 numara ile gösterilen yapıların davacıya ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 7.326,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 4.802,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 2.548,60 TL harcın ve 10.980,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderinin kabul ve red oranına göre davacı ve davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve işin esasına yönelik davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 sayılı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku’nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bağşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 maddeler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; dosyanın içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına göre dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği sabit olmuştur. Mahkemece 251 parsel üzerinde fen bilirkişinin 15.01.2014 tarihli raporunda 1, 2, 3 ve 4 numara ile gösterilen yapıların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, muhdesatların aidiyetine karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bundan ayrı; dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 251 parsel sayılı taşınmazın muris Mehmet Akşen adına kayıtlı iken 19.01.2011 tarihinde yapılan intikal işlemi ile birlikte davacının davalı dışındaki diğer kardeşlerinin paylarını satın aldığı, 14.07.2015 tarihinde 3402 sayılı Yasa’nın 22/A maddesi gereğince yapılan yenileme kadastrosu neticesinde taşınmazın 138 ada 4 parsel numarası alarak davacı ve davalı adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davanın değeri ise muhdesatın davalının payına isabet eden değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcı ile aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nun 326/2. maddesi uyarıca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalının tapu payı oranında sorumlu tutulması gerekirken; muhdesatların toplam değeri üzerinden 7.326,39 TL nispi karar ve ilam harcı belirlenerek peşin harcın mahsubu ile 4.802,09 TL karar ve ilam harcı, davacı tarafından yatırılan 2.548,60 TL harcı ve 10.980,16 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilin temyiz itirazları bu yönden de yerinde olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekteyse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1. fıkrasındaki “….davacıya ait olduğunun tespitine…” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “…davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine..” sözlerinin yazılmasına; 2. fıkrasındaki ”alınması gerekli 7.326,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik 4.802,09 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” tümcesinin çıkarılarak yerine ”alınması gerekli 915,798 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsubu ile 1.632,802 TL harcın talep halinde davacıya iadesine” tümcesinin yazılmasına, 3. fıkrasındaki “2.548,60 TL harcın” tümcesinin hükümden çıkartılarak yerine “ 915,798 TL harcın” tümcesinin yazılmasına, 6. fıkrasındaki “AAÜT gereğince belirlenmiş 10.980,16 TL vekalet ücreti” tümcesinin yerine,
“AAÜT gereğince belirlenmiş 1.608,78 TL vekalet ücretinin” tümcesinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve 1.831,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.