Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/8074 E. 2016/9443 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8074
KARAR NO : 2016/9443
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, haciz mahallinde borçluya ait bir adet fatura bulunduğu gerekçesi ile menkul haczinin uygulandığını, müvekkilinin borçlu şirket ile hiçbir bağının bulunmadığını, iş yerinde bulunan ve haczedilen tüm giyim eşyaları ve diğer menkul malların müvekkili şirkete ait olduğu gibi bu menkullerin bedelinin de ödendiğini ileri sürerek 30/01/2012 tarihinde haczedilen taşınırlar üzerindeki haczin kaldırılarak, davalı alacaklının tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, istihkak iddiasında gerçeklik payının bulunmadığını, müvekkilinden mal kaçırmak ve takibi semeresiz bırakmak amacıyla ileri sürüldüğünü, davacı haciz mahallinin kendisine ait olduğunu beyan etse de, hiçbir resmi kaydın bu durumu teyit etmediğini, haciz yapılan adresin ticaret sicil kayıtlarına göre borçlunun kanuni faaliyet adresi olduğunu, haciz mahallinde 21/12/2011 tarihli faturanın bulunduğunu, borçlunun borcun doğumundan sonra iş yerini üçüncü şahsa muvazaalı olarak yoklama fişi ile devrettiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı üçüncü kişi şirketin davasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı 3. kişinin diğer temyiz itirazına gelince;
2-Mahkeme, asıl alacağın % 40’ı oranında davalı alacaklı yararına tazminata hükmetmiştir. Oysa ki, 2004 sayılı İİK’nun 97/13. maddesinde: “İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur…” düzenlemesi yer almaktayken 6352 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile tazminat oranı %20 olarak değiştirilmiştir. Bu durumda 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile yürürlüğe giren bu değişiklik nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat oranının %20 olarak uygulanması gerekir. Somut olayda teminatın yatırılmış olması nedeni ile takip durduğundan, İİK’nun Değişik 97/13. maddesi gereğince %20 oranı ile davalı alacaklı yararına tazminata karar verilmesi gerekirken, söz konusu değişiklik de gözönüne alınmadan Yasa’da yazılı olan %20 tazminat oranı aşılarak, % 40 oranı ile davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı maddesindeki ” % 40’ı oranında hesap edilen 11.258 TL tazminatın” ibaresinin çıkartılarak yerine ” %20’si oranında hesap edilen 5.629 TL tazminatın” ibaresinin yazılmasına (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının öteki temyiz itirazlarının reddi ile hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA; İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.