YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8593
KARAR NO : 2019/3023
KARAR TARİHİ : 21.03.2019
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 09/04/2014 tarihli hacizde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, haciz mahalinde borçlu adına çok sayıda güncel evrak bulunduğunu belirterek üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, haciz adresinin vergi levhasından da anlaşılacağı üzere vekil edeni üçüncü kişiye ait olduğunu açıklayarak, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, haciz sırasında üçüncü kişinin haciz mahalinde hazır bulunduğu, vergi levhasına göre haciz adresinin üçüncü kişiye ait olduğu ve üçüncü kişinin istihkak iddiasının tanık beyanları ile sübuta erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nin 99.maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Haciz adresinin borçlunun daha önceki faaliyet adresi olduğunun her iki taraf beyanları ile sabit olması, haciz mahalinde borçlu adına düzenlenmiş güncel çok sayıda evrak bulunması ve üçüncü kişi ile borçlunun faaliyet adreslerinin aynı olması birlikte nazara alındığında mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davalı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş, misli eşyaya ilişkin faturalar, yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi, faturalar içerik olarak da haczedilen mahcuzlarla uyumsuzdur. Yine dinlenen davalı tanıklarının somut olaya ilişkin beyanları bulunmadığı gibi beyan üzerine düzenlenen vergi levhasıda tek başına mülkiyet karinesinin aksinin ispatı için yeterli görülmemiştir.
Tüm bu olgular karşısında, alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366. ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.3.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.