Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/91 E. 2016/3070 K. 23.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/91
KARAR NO : 2016/3070
KARAR TARİHİ : 23.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili, ödeme emrinde 125.400,00 USD asıl alacak ve 31.408,53 TL ödenen vergi ve 10.000,00 TL eksik iş bedeli kalemleri için takibe konu ilam uyarınca ilamda dava tarihi olarak belirtilen 19/07/2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken 02.05.2008 tarihinden itibaren faiz işletildiğini, yine 222.750,00 USD alacak kalemi için ise faiz başlangıç tarihi ile ilgili kararda hüküm bulunmadığından karar tarihi olan 10.09.2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken 16.02.2009 tarihinden itibaren faiz işletildiğini, icra emrinde 387.262,26 USD’nin, takip tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar geçecek sürede 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen değişken oranlardaki en yüksek banka faizi ile talep edildiğini, ancak sadece asıl alacak kalemleri için faiz istenilebileceği halde, faiz kalemlerinin de dahil olduğu takip çıkış miktarı için takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takip talebinde ve icra emrinde belirtilen alacak kalemleri ve faiz miktarlarının mahkeme ilamı ile uyumlu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil isede;
Takip dayanagı ilamın hüküm bölümünde, birleşen 2009/117 Esas sayılı dava için 222.750 USD alacağa, ABD doları ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat faizine hükmedilmiş ise de ilamda faiz başlangıç tarihi belirtilmemiştir. Bu durumda karar tarihinden itibaren ilamda yazılan faizin istenebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece karar tarihine göre yabancı para faizinin belirlenmesi gerekirken bu kalem alacak için de faiz başlangıcını dava tarihi olarak esas alan 05.05.2014 tarihli rapora itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.