Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/9163 E. 2017/15780 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9163
KARAR NO : 2017/15780
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeni tarafından 861 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (kat mülkiyeti ile 126 ada 8 parsel) C blok 2 nolu meskenin, 06.05.2005 tarihli harici satım sözleşmesi ile satın alındığını, sözleşme gereğince davacının satış bedelinin davalıya ödendiği ve meskenin satım tarihinden beri davacının zilyetliği altında bulunduğu halde davalının tapuyu vermeye yanaşmadığını açıklayarak davalı üzerindeki kaydın iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde ödenen 53.729 Euro’nun ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama neticesinde; taşınmaz adi yazılı sözleşme ile satılsa da tarafların karşlıklı olarak edimlerini yerine getirmeleri ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı kararı da gözönünde bulundurularak davanın kabulü ile 126 ada 8 parsel üzerinde bulunan C Blok zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kabulüne dair önceki hüküm Dairemizin 24.04.2014 tarih, 2013/19311 Esas ve 2014/8013 Karar sayılı ilamı ile özet olarak “.. Mahkemece, taraflar arasında yabancı dilde düzenlenmiş bulunan sözleşmenin onaylı tercümesi getirtilip incelenmediği gibi, taşınmazın kat mülkiyetine tabi olup olmadığı veya üzerinde kat irtifakı bulunup bulunmadığı ve taşınmazın davacıya teslim edilip edilmediği araştırılmamıştır…. taşınmazın tapu kaydının ilk tesisinden itibaren revizyonları ile birlikte getirtilmesi, davacının dayanmış olduğu satış sözleşmesinin onaylı Türkçe tercümesini sunması için davacıya süre ve imkan verilmesi ve ondan sonra mevcut deliller çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine işaret edilerek bozulmuş, uyulan bozma ilamı neticesinde yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
Mahkemece kararda gösterilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince geçersizdir. Ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 30.9.1988 gün 1987/2 E. ve 1988/2 … sayılı kararında; ” Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilmeyeceğine; bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre hakimin M. …. nun 2. maddesini gözeterek açılan tescil davasını kabul edebileceği” belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz evveliyatında bahçe vasfında ve 861 parsel numarasında 1973 tarihinde ifraz nedeniyle tapuda kayıtlı iken, 1992 tarihinde 4 bloklu kargir apartman ve bahçesi olarak vasıf değişikliği yapılmış ve kat mülkiyetine çevrilerek sayfa kapatılmıştır. Davacının davasına dayanak olarak sunduğu 6.5.2005 tarihli sözleşmenin konusu olan mesken ise 126 ada 8 parselde C/zemin /bağımsız bölüm no: 2, 6/324 arsa paylı mesken niteliğinde 1.6.2005 tarihinde davalı … adına satış yoluyla tescil edilmiş, satış işlemine dayanak olan 1.6.2005 tarih ….. yevmiye numaralı resmi akitde de; 126 ada 8 parsel sayılı 6/324 arsa paylı C Blok zemin kat 2 nolu meskenin 1/2 Seyfi Temel, 1/2 … adına kayıtlı iken ….e 10.000 tl’şer bedelle satışının yapıldığı belirtilmiştir. Saptanan olgular karşısında davacının; az yukarıda zikredilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satın almadığı, tapu kaydında bağımsız bölüm olarak kayıtlı taşınmazı haricen satın aldığı anlaşılmıştır.
O halde, davaya konu uyuşmazlık hakkında Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 30.9.1988 gün 1987/2 E. 1988/2 … sayılı kararının, dolayısıyla TMK’nun 2. maddesinde yer alan objektif iyi niyet kuralının uygulanma yeri bulunmadığından, Mahkemece; davacı tarafından 6.5.2005 tarihli sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gereklidir. Ancak, davacı vekili, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödenen paranın iadesi talebinde bulunmaktadır. Mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda tüm deliller toplandıktan sonra davacı tarafın bedel iadesi isteği konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.