Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/9882 E. 2020/4495 K. 06.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9882
KARAR NO : 2020/4495
KARAR TARİHİ : 06.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili miras yoluyla intikal, taksim ve 60 seneyi aşkın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 39 ada 8 parsel ve 159 ada 214 parsel sayılı taşınmazların Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair ilk kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 1997/7822 Esas, 1998/6821 Karar sayılı ilamı ile davacının, davaya konu yerlerin babadan kalma olduğunu beyan ettiğine, taksime ilişkin açıklamada bulunmadığına göre, murisine ait mirasçılık belgesi dosyaya kazandırılarak, mirasçılarının davaya katılımının sağlanması, dosyadaki belirtmeliklerde Hazine adına tespit sebebi belirlenemediği, belirtmeliklerin hangi parsellere ait olduğunun anlaşılamadığı, bu nedenle yeniden keşif yapılarak, bilirkişilerce bu hususun açıklığa kavuşturulması, dayanak belgeler uygulanarak hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ikinci kararında, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2001/2685 Esas, 2001/4117 Karar sayılı ilamı ile belirtmelik ve tutanaklarda belirtilen 1938 tarihli ve 608, 1936 tarihli ve 592 sayılı vergi kayıtlarının başka parsele revizyon görüp görmediğinin belirlenmediği, keşifte de yerel bilirkişi aracılığıyla usulune uygun uygulanmadığı, bu konuda gerekli araştırma ve inceleme yapılması ayrıca davacı yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi gereği miktar araştırması yapılması gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda üçüncü kararında, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2006/4636 Esas, 2006/5373 Karar sayılı ilamı ile dava konusu 39 ada 8 parselin tapu kaydının dosya arasında bulunmadığı, Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.02.1993 tarihli karşılık yazısında 8 parsel hakkında … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/290 Esasına kayıtlı dava dosyasının bulunduğunun bildirildiği, 39 ada 8 parselin tapu kaydı ve esas numarası anılan dava dosyasının getirtilip bu dosya arasına konulması, bu belgelerin uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması gerektiği, 159 ada 214 parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davada herhangi bir belgeye dayanılmadığı, miras bırakan Müfit’in 1975 yılında öldüğünün mirasçılık belgesinden anlaşıldığına, bu yer taksimle davacıya isabet ettiğine göre, 26.07.1972 tarihinden sonra miras bırakan ile tüm mirasçılar adına aynı çalışma alanında kazanabilecekleri miktarın suluda 40, kuruda 100 dönümü geçemeyeceği, diğer yönden taksim tarihinden dava tarihine kadar da, kazanmayı sağlayan süre geçmediği, bu durumda muris ve mirasçıların aynı çalışma alanında kazanabilecekleri miktar 100 dönümü geçemeyeceği, dava konusu 214 parselin tapu kaydına göre yüzölçümü 199008 m2 olup, bu parselin yarısının tapu kaydının iptal ve tesciline karar verildiği, dava konusu 39 ada 8 parselle birlikte tescil edilen miktarın Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki limitleri aştığı, buna göre belirtilen hususlar çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması, Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kazanılacak miktarların gözönünde tutulması, gerekir ise, davacılara seçimlik hakları hatırlatılmak suretiyle kazandıkları yerlerin belirlenmesi, krokisine işaret edilmesi, ondan sonra iptal ve tescile karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2013/1195 Esas, 2014/6890 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Tapu Sicil Müdürlüğünün 22.09.2008 tarihli karşılık yazıları ekinde gönderilen dava konusu 39 ada 8 parselin tapu kaydının incelenmesi neticesinde malik hanesinin boş olduğu ve beyanlar hanesinde “Mülkiyeti Tapu İptali ve Tescil Davası yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 980/290 Esas sayılı dosyası ile davalıdır” şeklinde şerh bulunduğunun belirlendiği, anılan dava dosyasının uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması gerektiği, ayrıca 159 ada 214 parsel sayılı taşınmaza ilişkin önceki bozma ilamında işaret edildiği şekilde bozma ilamından sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. madde hükmü gözönünde tutularak davacının miras bırakanı ile diğer mirasçılar bakımından miktar araştırması yapılmadığı, bu nedenle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1980/290 Esas sayılı dosyasının bulunduğu yerden celp edilerek dosya arasına alınması ve uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulması, dava konusu 39 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin güncel tapu kayıtlarının dosya arasına celp edilmesi, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. madde hükmü gözönünde tutularak davacının miras bırakanı ile diğer mirasçılar bakımından miktar araştırması yapılması, belgesizden edindikleri taşınmazların olup olmadığının Kadastro ve Tapu Müdürlüğü ile zilyetliğe dayalı tescil davalarının bulunup bulunmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşler Müdürlüğünden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait tapu kayıtları ile kadastro tutanaklarının Tapu Müdürlüğünden, zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil davalarına ait dosyaların ise ait olduğu Mahkemelerinden getirtilerek dosyaya eklenmesi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki sınırlamalar yönünden gözönünde tutulması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 4/1. fıkrasına göre, belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her birinin ayrı kadastro çalışma alanı olduklarının düşünülmesi, miktar sınırlamalarının buna göre değerlendirilmesi ondan sonra toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların krokide ‘’A’’ harfiyle gösterilen kısımların tapu kayıtlarının iptaliyle Müfit Çağlayan mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 8 parsel mahkemenin 1980/290 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan, bu dosyanın incelenmesinde, eldeki davada talep edilen yerin haricinde kalan kısım için tapu iptali ve tescil davası açıldığı, dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, eldeki dava konusu kısmın bu dosyada dava edilen kısımdan farklı olması nedeniyle davasızlık şartına etki etmediği, bozma ilamında belirtilen gerekli araştırmaların yapıldığı, buna göre tüm deliller değerlendirilerek bu parsele yönelik davanın kabulüne karar verilmişse de, verilen karar dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Şöyle ki, davaya konu … ili … ilçesi … mevkii 39 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazın 06.02.1981 tarihinde Hazine adına 173.598 m2 tarla vasfıyla tespit edildiği, kadastro tutanağında 39 numaralı toprak tevzi komisyonu tarafından 2949 parsel adı altında belirtildiğinin gösterildiği, bu taşınmaza 20.02.1963 tarihli tapu kaydının uygulandığı, Mehmet Bayraktar ve müştereklerinin itirazı üzerine 29.03.1983 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/290 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan malik hanesinin boş bırakıldığı, bozma ilamından sonra dosya arasına alınan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1980/290 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, 1972 yılında açılan bu davada, davacılarının Hüseyin, Rukiye ve Mehmet Bayraktar, davalının Hazine olduğu, 2949 parselin de aralarında bulunduğu sekiz adet taşınmazın toprak tevzi komisyonu tarafından Hazine adına tapulandığı, fakat bu taşınmazların kendilerinin zilyetliğinde olduğunu beyan ederek tapu iptali ve tescil davası açtıkları, Mahkemece 21.12.1982 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, 2949 parsele yönelik davanın gerekçe gösterilmeksizin reddedildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onama suretiyle 31.10.1983 tarihinde kesinleştiği, son bozma sonrası dosyaya kazandırılan güncel tapu kaydına göre 39 ada 8 parselin halen malik hanesinin boş olduğu ve 1980/290 Esas sayılı dosyada davalı olduğuna dair şerh bulunduğu, son bozma sonrası dosya arasına alınan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/80 Esas sayılı dosyasında davacının dava dışı …isimli kişi olduğu, Hazineye karşı 39 ada 8 parselin güney kısmı için dava açıldığı ve takip edilmediğinden 24.06.2005 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın 13.03.2012 tarihinde kesinleştiği, eldeki dosyada davaya konu 39 ada 8 parselin kuzey kısmının davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı, murisinin eklemeli zilyetliğine dayandığına, tanık ve mahalli bilirkişilerce taşınmazı davacıların murisinin 1950’li yıllarda Bayraktarlar’ın murisinden satın aldığını, o tarihten beri ölene kadar davacıların murisinin, o öldükten sonra da mirasçısı davacı …’nün kullandığının beyan edildiği, 1980/290 Esas sayılı dava dosyasında 8 parselin (2949 parsel) tamamının dava konusu edildiği, davacının satıştan dolayı eklemeli zilyetliğe dayandığı Bayraktarların bu parsel için zilyetliğe dayalı açtıkları davanın reddedildiği anlaşıldığına göre, bu parsele yönelik davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca davaya konu … Mahallesi Hüyük mevkii 159 ada 214 parselde kayıtlı 199.008 m2 tarla vasıflı taşınmazın 12.09.1985 tarihli tapu kaydı uygulanmak suretiyle Hazine adına 13.09.1985 tarihinde tespit edildiği, kadastro tespitinin itiraz olmaksızın 26.11.1985 tarihinde kesinleştiği, 214 parselin toprak tevzi çalışmaları sırasında 533 parsel içinde kaldığı, daha sonra bu parselin ifrazı ile oluşan 3004 parsel içinde kaldığı, son bozma sonrası dosya arasına alınan 1980/290 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu 214 parselin geldisi olan 3004 parselin de tamamının dava konusu edildiği ve bu parsele yönelik davanın kabul edilerek, parselin kuzey kısmından 20.000 m2’lik bölümün dava dışı 215 parsel olarak Bayraktarlar adına, kalan kısmın ise davaya konu edilen 214 parsel olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, eldeki dava dosyasında 214 parselin kuzey kısmının dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre Mahkemece,davaya konu edilen yerin, 1980/290 Esas sayılı dava dosyasında, 3004 parsel için eldeki davada eklemeli zilyetliklerine dayanılan Bayraktarların aleyhine reddedilen bölüm yani Hazine adına tescil edilen bölüm içinde kalıp kalmadığının mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle alanında uzman kadastro bilirkişisi tarafından tereddütsüz bir şekilde belirlenmesi ve krokide işaretlenmesi, 1980/290 Esas sayılı dosyada reddedilen kısım içinde kaldığının belirlenmesi halinde bu parsel yönünden de davanın reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.