Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/10520 E. 2020/210 K. 15.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10520
KARAR NO : 2020/210
KARAR TARİHİ : 15.01.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Şikayet eden üçüncü kişi vekili, vekil edeninin şahıs işletmesi olarak ticari faaliyetine devam ettiğini, müvekkiline ait işyerinde haczedilen malların kendisine ait olduğunu ve borçlu ile ilgisi olmadığını beyan ettiği halde, alacaklı vekilinin haciz ve muhafaza talep ettiğini, bu talep üzerine vekil edeninin dava açacağını söyleyerek dava sonuna kadar mahcuzları yediemin olarak teslim almayı kabul ettiğini, haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılması gerektiği halde 97. maddesine göre yapılarak hacizli malların muhafaza altına alınmasının yasaya uygun olmadığını belirterek muhafaza işleminin iptali ile mahcuzların iadesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığını, şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek şikayet yolu ile haczin kaldırılmasını ve malların kendisine iadesini talep edemeyeceği gibi, istihkak iddiası hakkında İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine dair karar verilmedikçe istihkak iddiasının hacizli malın satışını da engellemeyeceği, asıl icra dairesince İİK’nin 96., 97. ve 99. maddesi uyarınca hacze devam edilip edilmeyeceği yönünde bir karar alınmadığından hacizli mallar üzerindeki muhafaza işleminin kaldırılarak teslimi yönündeki şikayetin reddine karar verilmiş, karar şikayet eden üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. İİK’nin 97. maddesinin 1. fıkrasında; “İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre, takibin devamına veya talikine karar verir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, 28.08.2013 tarihli hacizde davacı üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekili tarafından istihkak iddiası kabul edilmemiş, haczedilen mallar muhafaza altına alınmıştır. Haciz tutanağından haczin İİK’nin 96., 97. ve 99. maddelerinden hangisine göre yapıldığı belirtilmemiş ve esas İcra Müdürlüğünce bu konuda bir karar verilmemiş ise de, 28.08.2013 tarihli hacizde, haciz ve muhafaza yapılarak mahcuzlar yediemin deposuna kaldırıldığına göre, haczin İİK’nin 97. maddesi uyarınca yapıldığının kabulü ile talep hakkında buna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın isek halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.