YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1091
KARAR NO : 2017/2824
KARAR TARİHİ : 02.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, …’in yaşlı olup, küçük yaşta havale geçirdiği ve özürlü olduğu, yaptığı harcamaların farkında olmadığı bu sebeplerle vesayet altına alınması istenmiş; mahkemece, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 405 ve 408. maddeleri açısından talep değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 405, 406 ve 408. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık ve yaşlılık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
1-TMK.nun 405. ve 408. maddeleri yönünden yapılan inceleme; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile dava dilekçesinin incelenmesinden; davacının kısıtlanması istenilen …’in sadece Türk Medeni Kanunu’nun 405. ve 408.maddelerinde düzenlenen akıl hastalığı ile yaşlılık nedenleriyle değil aynı zamanda 406.madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme iddiasıda ileri sürüldüğü; Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesinde ”Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.” hükmü yer aldığı gözetilerek; mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesi uyarınca herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan ve vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, re’sen araştırma yapılabileceği de dikkate alınmadan, Türk Medeni Kanunu’nun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.