Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/11045 E. 2020/3809 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11045
KARAR NO : 2020/3809
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, davalılar ile yapılan taksim sözleşmesi mucibince davalıların sözleşmedeki tapularını aldıklarını, sadece davacıların intikal yapılmadığı için devredilemeyen 1936 parselde bulunan taşınmazın devrinin kaldığını, sorunları giderildikten sonra şifahi ve noter kanalıyla davalılara kalan yerlerin de devrini yapıp, taksim sözleşmesi mucibince kendilerine verilmesi gereken taşınmazların devrini talep ettiklerini, ancak davalıların buna yanaşmadıklarını açıklayarak, 333 ada 1 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın üzerindeki davalılara ait hisselerinin iptali ile muris …veraset ilamındaki pay oranında davacılar adına tescili, 1936 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın üzerindeki davacılara ait hisselerinin iptali ile muris …veraset ilamındaki pay oranında davalılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, 1936 parselin davalılar adına tescil edilmesi ve davacıların yargılama giderleri ve vekalet ücretleri talep etmemeleri halinde davacıların diğer taleplerini kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların; davalılarla yaptıkları miras taksim sözleşmesi uyarınca sadece intikal yaptırmadıkları için devredemedikleri 1936 parsel dışındaki diğer taşınmazları davalılara devrettiklerini, kendilerinin bu parseldeki sorunları giderdikleri, davalılara bu parseldeki hisselerini devretmeye hazır oldukları, davalılar tarafından hisseleri devredilmeyen 333 ada 1 parseldeki davalılara ait hisselerin iptali ile adlarına tapuya tescilini talep ettikleri, davalı … ile diğer davalılar vekilinin duruşmada alınan beyanlarında 1936 parselin adlarına tescil edilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmemesi halinde davayı kabul ettiklerini beyan ettikleri, şarta bağlı kabulün geçerli olmayacağı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29/09/2014 tarihli ve 2014/14944 Esas, 2014/17379 Karar nolu ilamında da belirtildiği gibi miras taksim sözleşmesi karşılıklı nitelikte olmakla birlikte, bir mirasçı karşı ifanın yapılmasını tek başına isteyemeyeceğinden, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ödemezlik def’ini düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 81. (TBK 97.) maddesi uygulanamaz ise de; taraflar arasında imzalanan miras taksim sözleşmesinde davalıların dava konusu 333 ada 1 parseldeki hisselerini devretmelerinin, davacıların 1936 parseldeki hisseleri davalılara devretmeleri şartına bağlandığı, bunun tarafları bağlayacağı, 1936 parseldeki davacılara ait hisselerin henüz davalılara devredilmediği, bu nedenle davacıların 333 ada 1 parseldeki davalılara ait hisselerin iptali ile adlarına tescilini talep edemeyecekleri anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde mirasçılar arasındaki taksim sözleşmesine göre 333 ada 1 parseldeki davalı hisselerinin davacılar adına, 1936 parseldeki davacı hisselerinin ise davalılar adına tescilini talep etmiş, dava öncesi devirler için noter kanalıyla yapılan ihtarnamelere rağmen devirler gerçekleştirilemediğinden iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını bildirmiştir. Davalılar vekili ön inceleme celsesi verdiği beyanında yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmemesi halinde davayı kabul ettiklerini bildirmiş, davacı vekili aynı celse yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece; taksim sözleşmesi, ön inceleme celsesindeki beyanlar ile HMK’nin 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen sulh hükümleri gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi hatalı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.