YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11497
KARAR NO : 2018/18157
KARAR TARİHİ : 05.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının dava konusu vakıfta mütevelli olarak atandığını, yargılamanın iadesi yolu ile tevliyete ehil vakıf evladı kararının iptali ile mütevelliğine son verilmesi sebebi ile yöneticilik yaptığı dönemde kendisine haksız olarak ödenen 113.026,00 TL’nin tahsilini istemiş, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince 2005-2007 dönemi için ödenen yöneticilik ücretinin istenemeyeceği ancak davalının vakıfta fiilen yöneticilik yaptığı 28.05.2007 tarihinden 06.03.2009 tarihine kadar düzenlenen kesin hesap ve tevzin cetvelleri ile dayanak belgeleri incelenerek, gerektiğinde uzman bilirkişilerden rapor alınarak gider kalemlerinin ayrıntılı dökümü yapılıp, davalıya yaptığı işin niteliği ile vakfın taşınır ve taşınmaz malvarlıkları, çalıştırılan görevliler ve vakfiye hizmetlerinin kapsamı ile vakfın hak ve mükellefiyetlerinin yerine getirilmesini sağlayacak seviyede, harcadığı emek ile mesaisine ve gönüllülük esasına uygun olacak şekilde makul bir ücret belirlenerek aldığı paradan belirlenen ücret miktarı ile vakfın diğer giderleri için öngörülerek gerçekleştirilen hizmet bedelleri ile yapılan masrafların çıkartılması ile geri kalan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalının vakıfta fiilen yöneticilik yaptığı 28.05.2007 tarihinden 06.03.2009 tarihine kadar düzenlenen kesin hesap ve tevzin cetvelleri ile dayanak belgeleri incelenerek, gerektiğinde uzman bilirkişilerden rapor alınarak gider kalemlerinin ayrıntılı dökümü yapılıp, davalıya yaptığı işin niteliği ile vakfın taşınır ve taşınmaz malvarlıkları, çalıştırılan görevliler ve vakfiye hizmetlerinin kapsamı ile vakfın hak ve mükellefiyetlerinin yerine getirilmesini sağlayacak seviyede, harcadığı emek ile mesaisine ve gönüllülük esasına uygun olacak şekilde makul bir ücret belirlenerek aldığı paradan belirlenen ücret miktarı ile vakfın diğer giderleri için öngörülerek gerçekleştirilen hizmet bedelleri ile yapılan masrafların çıkartılması ile geri kalan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; “1-Dava konusu…… için davalıya 2007 yılı için 21.691,46 TL, 2008 yılı için 49.649,61 TL olmak üzere toplam 71.341,07 TL tevliyet ücreti ödendiğinin tespitine, 2-Davalıya 28/05/2007-06/03/2009 dönemi için 12.610,95 TL tevliyet ücretinin ödenmesi gerektiğinin tespitine, 3-Davalı tarafından 58.730,12 TL fazla tahsil edildiğinden bu tutarın dava tarihi olan 23/12/2009 tarihinden geçerli yasal faizi ile davalıdan alınarak……’na ödenmesine,” karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tevliyete ehil vakıf evladı kararına istinaden dava konusu vakfa mütevelli atanan, daha sonra yargılamanın iadesi yolu ile tevliyete ehil vakıf evladı kararı iptal edilen ve mütevellilik görevine son verilen davalıya haksız olarak ödendiği iddia edilen tevliyet ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin temyizi yönünden;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 17.02.2014 tarihli ve 2013/11827 Esas, 2014/2527 Karar sayılı bozma ilamında tevliyetin tespitine ilişkin mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla 28.05.2007 tarihinde kesinleştiği yönündeki kabul ve bozma maddi hataya dayalı olup bahsi geçen mahkeme kararının, karar düzeltme isteminin red tarihi olan 17.07.2008 günü kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04/02/1959 tarihli ve 1957/13-Esas, 1959/5 Karar, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönmesi mümkündür.
a. Davalı mütevelliye haksız ödeme yapıldığına dair hesaplamanın tevliyetin tespitine ilişkin mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasına dair kararın 28.05.2007 tarihi değil 17.07.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, 17.07.2008 tarihinden 06.03.2009 tarihine kadar ki dönem için tevliyet ücreti için ödenen toplam miktardan, davalıya ödenmesi gereken makul ücretin mahsubu ile kalan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b. Tevliyetin tespitine ilişkin mahkeme kararının yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasına dair karar 17.07.2008 tarihinde kesinleştiğine göre 2007 yılında davalıya ödenen toplam 21.691,46 TL’nin iadesi istenemeyeceğinden bu dönemi de hesaba katan bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda (2/a-b) nolu bentte belirtilen ilkeler doğrultusunda, raporu hükme esas alınan bilirkişi … ……’dan ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, davalı vekilinin temyiz itirazları ise (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 05.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.