YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12774
KARAR NO : 2020/4002
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenince 1968 yılından beri kullanıldığını, tapu malikinin tapu kütüğünden anlaşılamadığını veya çok uzun zaman önce ölmüş olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil davasının taşınmazın malikine veya ölmüşse mirasçılarına yöneltilebileceği gerekçesiyle, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713/2. fıkrasındaki ”…maliki 20 yıl önce ölmüş…” ve ”…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Hemen belirtilmelidir ki; kural olarak tapuya tescil davalarında, dava kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise, saptanacak mirasçılarına yöneltilerek açılır. Şöyleki; kayıt malikinin mirasçılarının bilinmesi halinde davaya dahil edilerek mirasçılar aleyhine yargılamaya devam edilmesi, aksi halde gerek tapu sicilinin tutulmasından sorumlu olması ve gerekse TMK’nin 501. maddesi hükmü uyarınca son mirasçı sıfatıyla Hazine aleyhine yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gereklidir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır (HMK mad. 114).
Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamaları ile yukarıdaki açıklamaya göre TMK’nin 713/2. maddesinde yer alan maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan nedenine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında davanın öncelikle Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Davada bilinmeme nedeninin yanı sıra ölüm nedenine dayanılarak iptal ve tescil talebinde bulunulmuştur. Bu nedenle dava konusu taşınmazın maliki …’un mirasçılık belgesinin alınması için Hazinenin de hasım gösterilmek suretiyle dava açılmak üzere davacı tarafa süre ve imkan verilmesi, mirasçıların belirlenmesi durumunda davanın bu kişilere yöneltilmesi, adı geçen pay maliklerinin hiç mirasçı bırakmadan ölmesi halinde TMK’nin 501. maddesi uyarınca son mirasçı olarak paylar Hazineye kalacağından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 33. maddesi ve genel hüküm olan aynı Kanun’un 18. maddesi uyarınca Devlete kalan taşınmaz malların tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğinin düşünülmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.