Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/13160 E. 2017/10910 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13160
KARAR NO : 2017/10910
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Dava itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkidir. Mahkemece davalılardan kiracı …’ın tahliyesine, her iki davalının icra takibine vaki itirazlarının kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar tarafından, davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçluların itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklılar İcra Mahkemesi’ne başvurarak itirazların kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuşlardır.
Davacıların 17.04.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile ödenmediği iddia olunan kira bedellerinin tahsili talep edilmiş, İcra Müdürlüğünce düzenlenen 13 örnek nolu ödeme emri davalı kefil …’e 14.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiş diğer davalı kiracı … adına çıkartılan ödeme emri ekli tebligatlar tebliğ edilmeden iade olunmuştur.
İİK’nun 269. maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirmesi halinde, yasal ödeme süreleri geçtikten sonra, alacaklının icra Mahkemesin’den itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. İcra takip dosyasında, borçlu kiracıya ödeme emri tebliği işlemi yapılmadığından, anılan maddeki süreler işlemez. Kiracının haricen takibi öğrenip icra takibine itiraz etmesi, yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmaz ve temerrüt gerçekleşmez. Bu durumda Mahkemece, ödeme emrinin kiracı davalı …’a tebliğ edilip edilmediği üzerinde durularak, yukarıda açıklandığı gibi ödeme emrinin tebliğ edilemediğinin anlaşılması halinde, anılan maddeki süreler işlemeye başlamıyacağından davacı alacaklıların itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunması mümkün olmadığından, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemlerin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.