YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13275
KARAR NO : 2017/11922
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar … ve … vekili, dava konusu 2284 ada 2 parsel üzerinde bulunan 150 m2 dükkanın davacılar Mustafa ve … Şahin tarafından yapıldığını ve yine 1735 parsel üzerinde bulunan mandalina ağaçlarının, davacı … tarafından yetiştirildiğini, 2 katlı evin yine … tarafından yapıldığını, ayrıca sulama tesisatı, enerji kaynağının ve bahçe etrafına çekilen çitin de davacı … tarafından yapıldığının tespitini talep etmiştir. Keşif esnasında dava konusu edilen 2284 ada 2 parsel üzerinde bulunan dükkanın davacılarca taşınmaz üzerinden söküldüğünü beyan etmişlerdir.
Davalı … Şahin vekili; dava konusu 2284 ada 2 parseldeki kaçak yapıya ilişkin talebi kabul ettiklerini, 1735 parseldeki mandalina ağaçlarının ve evin tarafların murisi … ‘e ait olduğunu, 2284 ada 2 parsele ilişkin kabul beyanı dışındaki 1735 parsele yönelik açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden davacının davasının reddine, karar tarihi itibariyle alınması gereken 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 316,35 TL nispi harcın talep halinde yatırana iadesine, davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesaplanan 1500 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş olup; hüküm, süresi içerisinde hem davalı vekilince vekalet ücretine ilişkin, hem de davacı vekilince davanın esasına ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespitine ilişkindir.
1-Tarafların aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmemiştir.
2-Harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Bilinmektedir ki davanın konusu (müddeabih) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 s.lı HMK’nun 326/2. mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları oranında sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Davanın reddi halinde bu durum tam tersi şekilde davalı lehine uygulanmaktadır.
Somut olayda; davacı tarafından 12.05.2014 tarihli sayman mutemedi alındısı karşılığında 11.620 TL tamamlama harcı yatırıldığına göre, bu miktarın mahsupta dikkate alınması gerekirken, dikkate alınmaması yerinde görülmemiştir. Ayrıca muhdesatın değeri üzerinden davalının tapu kaydındaki payı dikkate alınarak nispi vekalet ücreti verilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte belirtilen nedenlerle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.