Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/13955 E. 2017/12401 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13955
KARAR NO : 2017/12401
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25.10.2016 tarih ve 2015/35 Esas 2016/1079 Karar sayılı mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine… Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nce istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
Davacı vekili; davalının, vekil edenine ait yerde 01.06.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracılığının devam ettiğini, borçlunun biriken kira borçları nedeniyle hakkında icra takibine giriştiklerini, yapılan takibe davalı borçlunun itiraz ettiğini, davalının itiraz sebeplerini İİK md. 269/c uyarınca sayılan belgeler ile ispatlayamadığını belirterek itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece; başka aylara ilişkin yapılan… 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/27363 numaralı takipte de aynı borçlunun kira sözleşmesini kabul etmediği, kira akdinin geçerli olup olmadığının veya hangi kira akdinin geçerli olacağına ilişkin itirazın yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 28.04.2017 tarih, 2017/473 Es., 2017/617 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı davacı vekiline 20.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup, İİK’nun 320. maddesinde belirtilen 10 günlük istinaf başvuru süresi 30.12.2016 tarihinde son bulmuş olmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunu 03.01.2017 tarihinde yaptığı anlaşıldığından, İstinaf başvurusunun HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi üzerine, istinaf kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 24.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 363/1.maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren on gündür.
Somut olayda, İcra Mahkemesi kararı istinaf edene 25/10/2016 tarihinde tefhim edilmiştir. İstinaf başvurusunda bulunan tarafından 02.11.2016 tarihinde kısa istinaf dilekçesi ile kararı istinaf ettiği bildirilmiş ve aynı tarihte istinaf karar ve başvuru harcı yatırılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf süresinin korunması için verdiği dilekçede, karara karşı kanun yoluna başvurma iradesi açıklandığı için adı geçenin 02.11.2016 tarihli dilekçesi ile kararın istinaf edildiğinin kabulü gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 2001, 5.cilt, sf:4578 v.d.)
Bu durumda davacı vekilinin istinaf istemi süresinde olup işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 31,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.