YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14027
KARAR NO : 2017/12747
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 19.04.2017 gün ve 2015/4592 Esas, 2017/5743 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dazkırı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/176 esas, 2012/8 karar ve 09.02.2012 tarihli ilamı ile …tarafından … aleyhine açılmış olan el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiştir. Mirasçı … tarafından başlatılan 22.7.2014 tarihli ilamlı icra takibinde, borçlu …’in çekişmeye konu taşınmazdaki el atmasının önlenmesinin talep edilmesi üzerine; borçlu vekili, takip yapılmasına ve takibin devamına muvafakatlerinin bulunmadığına dair bir kısım mirasçılar vekili tarafından takip dosyasına ibraz edilmiş olan dilekçeye dayanarak takibin iptalini istemiştir. Mahkemece TMK’nun 702/son maddesi gereğince, ortaklardan her birinin, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceğinden takibin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm,borçlu vekilinin temyizi üzerine Dairemiz’in 2015/4592 esas, 2017/5743 karar ve 19.04.2017 tarihli kararı ile iştirak halinde mülkiyet sahiplerinin muvafakati bulunmadığından şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Alacaklı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Şikayete konu takipte, mirasçılardan biri muristen intikal eden taşınmaza mirasçı olmayan üçüncü kişinin (ilam davalısı olan borçlunun) el atmasının önlenmesini talep etmiştir. Terekeye dahil bir taşınmaza el atmanın önlenmesine ilişkin ilamın infazı için borçlu aleyhine takip yapılması TMK 640/IV maddesi hükmü gereğince “Terekedeki hakların korunması” kavramına dahil olduğundan, mirasçılardan herhangi birisi veya birkaçı tarafından takip yapılabilir. Bir kısım mirasçının muvafakatinin olmaması taksimi kabil olmayan bir talep olan el atmanın önlenmesinin diğer mirasçılar tarafından ileri sürülmesini engellemez. Zira, terekeye dahil bir alacağın tüm mirasçılar tarafından ileri sürülmesi zorunluluğu, mirasçılardan birinin davayı kötü idaresi yüzünden diğer mirasçılara da ait olabilecek bir alacağın yok edilebileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Bu halde, Mahkeme’nin şikayetin reddine ilişkin gerekçesi yerinde olup hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulduğu görülmekle; alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire’nin 2015/4592 esas, 2017/5743 karar ve 19.04.2017 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 65,40 TL red harcının 31,40 TL onama harcından mahsubu ile artan 34,00 TL’nin temyiz eden davacıya iadesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.