YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14333
KARAR NO : 2017/12508
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Kadir Altıntaş mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu 3796 ( 1615 nolu parselden oluşturulmuş ) parsel sayılı taşınmazın “kum” vasfı ile paylı olarak davalılar adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup tapuya özel mülk şeklinde tescilinin mümkün bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve kumluk vasfıyla terkinine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 06.02.1996 gün ve 1990/306 Esas, 1996/14 Karar sayı ile taşınmazın tapu kaydının iptaliyle tapudan terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılardan … ve diğer bir kısım davalılara gazete ilanı vasıtasıyla tebliğ edilerek 24.03.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Davalılardan … mirasçıları vekili, kayıt maliklerinden vekil edenlerin murisi …’ın davanın açıldığı 09.08.1990 tarihinde ölü olduğunu, yerel mahkemece murisin ölü olduğu gözetilmeden tapu kaydında bulunan adrese tebligat yapılıp vekil edenleri davaya dahil edilmeden karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteğinde bulunmuştur.
Davalılar vekili, eldeki dosya hakkında temyiz kanun yoluna başvurmadan önce, kayıt maliklerinden vekil edenlerin murisi …’ın 1990/306 Esas, 1996/14 Karar sayısı ile tapu iptali ve terkine ilişkin davanın açıldığı 09.08.1990 tarihinde ölü olduğunu, yerel mahkemece murisin ölü olduğu gözetilmeden karar verildiğini ileri sürerek, mahkemesinden, yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunmuş, mahkemesince, süresi içinde yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunulmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm, Daire’nin 17.09.2013 gün ve 2013/9176 Esas, 2013/ 12396 Karar sayılı ilamı ile Onanmış, davacılar vekilinin karar düzeltme yoluna başvurması üzerine, bu defa, Daire’nin 20.03.2014 gün ve 2013/21572 Esas, 2014/ 4809 Karar sayılı ilamı ile; yargılamanın yenilenmesinin istenebilmesi için hükmün kesinleşmiş olmasının gerekli olduğu, somut olayda, …’ın 16.06.1981 tarihinde vefat ettiği, yargılamanın yenilenmesine konu mahkemenin 1990/ 306 Esas, 1996/ 14 Karar sayılı davasının açıldığı tarihte ölü olduğunun saptandığı, ölü kişi aleyhine açılan davanın dinlenme olanağının 04.05.1978 gün, 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere mümkün olmadığı gerekçesi ile mahkemenin ret kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin açıklanan sebeplerle reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3796 parselin “kum” vasfı ile paylı olarak davalıların murisi … ve diğer davalılar adına kayıtlı iken Hazine vekili tarafından bu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup tapuya özel mülk şeklinde tescilinin mümkün bulunmadığı iddiasıyla tapu iptali ve kumluk vasfıyla terkini talebiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 06.02.1996 gün ve 1990/306 Esas, 1996/14 Karar sayısı ile taşınmazın davalıların murisi ve dava dışı üçüncü şahıslar üzerindeki tapu kaydının iptaliyle tapudan terkinine karar verildiği, hükmün … ve diğer bir kısım davalılara gazete ilanı vasıtasıyla tebliğ edilerek 24.03.1997 tarihinde kesinleştiği, ancak davalılar murisi …’ın 16.06.1981 tarihinde vefat ettiği, temyize konu davanın ise 09/08/1990 tarihinde açıldığı başka bir anlatımla davanın açıldığı tarihte ölü olduğu anlaşılmaktadır.
Ölü kişi aleyhine açılan davanın dinlenme olanağı 04.05.1978 gün, 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere mümkün değildir.
Bundan ayrı HMK’nun hukuki dinlenilme hakkı başlığını taşıyan 27. maddesine göre “(1) davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a-Yargılamayla ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b-Açıklama ve ispat hakkını, c- Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” söz konusu madde de yer alan hukuki dinlenilme hakkı aynı zamanda davada taraf teşkilini de kapsamaktadır. Kayıt malikinin mirasçıları dinlenilmeden ve savunma hakları kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulması Anayasa’nın 36.maddesine aykırı düşer.
Açıklanan nedenlerle tapu iptali ve terkin istemli dava, davalılar murisi yönünden kesinleşmediğine, mahkemece yapılan kesinleştirme maddi hata ile yapıldığına göre; davalılar murisi … yönünden 04.05.1978 gün, 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalılar … mirasçıları vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca davalılar … yönünden BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.