YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14580
KARAR NO : 2017/12693
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira ve kira farkı alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine ,
2- Davalı borçlu vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı alacaklı, 30/08/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 24/10/2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2011, 2012, 2013 yıllarına ait yıllık 6.000.00 TL den toplam 18.000,00 TL kira, 1.500,00 TL kira farkı alacağı ve 2.405,59 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Takip dayanağı 30/08/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Takip dayanağı kira sözleşmesi ile …….. numaralı mağaza aylık 500,00 TL bedelle kiraya verilmiş, taraflar arasında uyuşmazlık dışı bulunan 01/07/2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ….. Caddesindeki zemin kat işyeri aylık 700,00 TL bedelle, 01/08/2011 başlangıç tarihli…. . kat 1 numaralı işyeri aylık 300,00 TL bedelle kiraya verilmiştir. Davalı borçlunun, kira ödemelerini banka aracılığıyla yaptığı ve ilgili ödemelere….., “dükkan” şerhi düşülerek yapılan ödemelerin hangi kira sözleşmesine istinaden yapıldığının belirlendiği sabittir. Kaldı ki yapılan ödeme miktarlarından ve ait olduğu ay açıklamalarından takip konusu kira sözleşmesine istinaden yapıldıkları da açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece denetime elverişli ve somut olaya uygun 18/05/2015 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile 02/11/2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davalı borçlu vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.