YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14823
KARAR NO : 2017/12581
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi mülkiyeti kendisine ait olan 4000 Kg kuru kayısı ile … marka ilaçlama tankerine haciz konulduğunu belirterek, istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, İİK 97/a maddesi gereğince; borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlunun elinde addolunduğundan bunun aksinin ispat külfetinin iddia edene düşeceği,davacının ise karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile istihkak davasının reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 71. maddesinin ikinci fıkrasında; “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır” hükmü yer almaktadır. 33/a maddesinin birinci fıkrasının “İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında da; “Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; borçlu tarafından …6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2426 Esas sayılı dosyasında aleyhine yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı, takip dayanağı çekin zamanaşımına uğradığı itirazı üzerine,…2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25.03.2015 gün ve 2015/50 esas-2015/115 karara sayılı ilamı ile “takip dosyasında İİK’nun 71/2 ve 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına” karar verildiği, bu kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
O halde; Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre yukarıda sözü edilen icranın geri bırakılması kararına karşı, alacaklının 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açıp açmadığının araştırılması alacaklı tarafından genel mahkemelerde İİK’nun 33/a-2. maddesi uyarınca açılan bir davanın olmaması halinde, alacağın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceği ve icranın geri bırakılması kararının, takibin iptaline ilişkin sonuçları doğuracağı ve icra dosyasındaki mevcut hacizlerin kalkacağı, alacaklı tarafından açılmış böyle bir dava varsa sonucunun istihkak davasında bekletici mesele yapılacağı dava sonuna kadar icra takibinin duracağı davanın kazanılması halinde duran icra takibine devam edileceği, davanın kaybedilmesi halinde ise dosyadaki hacizlerin kalkacağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.