Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/15072 E. 2017/12480 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15072
KARAR NO : 2017/12480
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle haczedilen 16 RT 051 plakalı aracın müvekkili tarafından borçluya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satıldığını ve teslim edildiğini, araç satışından kaynaklanan alacak tahsil edilemediğinden, aracın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, sözleşmenin düzenlenme tarihi ile takip tarihinin aynı tarih olduğu, takip tarihi itibari ile aracın malikinin takip borçlusu olduğunun trafik tescil kayıtları ile sabit bulunduğu, bu itibarla alacaklının alacağına kavuşmasına engelleyecek nitelikte düzenlenen sözleşmenin istihkak iddiasına dayanak oluşturamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Davacı 3. kişi tarafından açılan davada; borçlu tarafından senet bedellerinin ödenmediği beyan edilmiş olsa da, alıcı-borçlu ve satıcı- 3. kişi şirkete ait defter kayıtlarının ve varsa bu sözleşmeye dair banka kayıtlarının getirtilerek, birlikte incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ile senet bedelinin ödenip ödenmediği hususu üzerinde durularak elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.