YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15138
KARAR NO : 2017/14827
KARAR TARİHİ : 08.11.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dava konusu edilen taşınmazların edinilmesine bizzat para olarak bir katkısının bulunmadığı, sadece dava konusu bir taşınmazın üzerine edinilmiş mallardan elde edilen ağaçların dikildiği, sadece bunların tasfiyesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.557,50-TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). Dava dilekçesi, “evlilik birliği içerisinde edinilen mallar hakkında” konulu 09.07.2014 tarihli açıklama dilekçesi ve iddianın ileri sürülüş şekline göre; dava konusu 1639 ada 2 parsel, 10540 ada 45 parsel, 10585 ada 7 parsel, 10585 ada 16 parsel, 1251 ada 95 parseldeki 24 nolu bağımsız bölüm, 1251 ada 95 parseldeki 26 nolu bağımsız bölüm, 7099 ada 7 parsel, 6533 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar yönünden dava, katkı payı alacak isteğine ilişkindir.
Eşler, 09.03.1972 tarihinde evlenmiş, 20.06.2012 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK 179 m).
Mahkemece davacının dava konusu edilen taşınmazların edinilmesine bizzat para olarak bir katkısının bulunmadığı kabul edilmişse de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacı tanığı Ayşe Ketenci “ …kızkardeşim köyde çalıştı, didindi, 20 sene boyunca babadan kalma tarlaları bacım tek başına ekti, dikti…davalı şehirde çalıştı, kazandı, bacım köyde ekti, dikti, kazandı…” şeklinde, davacı tanığı … “……bey sanayide dükkanda çalıştı, eşi de köyde tarlada çalıştı, mahsulleri satıp kazandı, köyde davalı … beyin babasından kalma tarlaları var, bu tarlaları davacı ekti, dikti…” şeklinde, davacı tanığı … “……de sanayide kalfalık yaptı, tamircilik yaptı, davacı da kardeşleriyle tarları ekip dikip parayı İsmail’e teslim ettiler, birikimleri ortak birikimdir, her iki tarafın da katkısı vardır…” şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Dinlenen davacı tanıklarının beyanları, davacı ile davalının kendi iddia ve beyanları ile tüm dosya kapsamından dava konusu malların edinildiği tarihte ve öncesinde davacı eşin de düzenli ve süreklilik arz eder şekildeki çalışmaları ile dava konusu malların edinilmesine katkıda bulunduğu anlaşıldığına göre, TMK’nun 4. ve TBK’nun 50. maddeleri uyarınca katkısı olduğu anlaşılan davacı lehine makul ve hakkaniyete uygun bir katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekir. Yargıtay’ın ve Dairemizin kararlılık gösteren uygulamaları, kadının aile üyesi olmasının gerektirdiği zorunlu işler olan mutad ev işlerini yapma, çocukları yetiştirme gibi evde gösterdiği faaliyetler dışında, bağ, bahçe ve tarla işlerinde çalışmak gibi ev ekonomisine katkı sayılabilecek faaliyetleri var ise hakkaniyete göre lehine katkı payı alacağına hükmedilmesi gerektiği yönündedir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle dava konusu taşınmazların edinilmesine katkıda bulunmadığının kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.