YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15323
KARAR NO : 2017/13290
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; alacaklı vekilince müvekkili kurum aleyhine ilamlı takip yapıldığını, 6552 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, alacaklı tarafından kuruma yazılı bir başvuru yapılmadan takip başlatılamayacağını belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece evrak üzerinde dosyada takipten önce idareye başvuru yapıldığına dair belge bulunmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir. Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde 01.12.2014 tarihinde borçlu idareye başvurduklarını, ancak ödeme yapılmaması üzerine takip başlattıklarını belirterek, başvuru dilekçesi, PTT taahhütlü gönderi makbuzuna dair fatura ve tebliğine dair evrakın takip dosyası içinde olduğunu belirtmiştir.
İİK’nun 18/3. maddesi gereğince, aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
Somut olayda Mahkemece, evrak üzerinde alacaklının beyanları alınmadan, dosyada takipten önce kuruma başvuru yapıldığına dair belge olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiş ise de, şikayete konu icra takip dosyasının gönderilen fotokopisi içinde alacaklının başvuru dilekçesi ile PTT alındı makbuzlarının olduğu görülmektedir.
Bu durumda İcra Mahkemesi’nce İ.İ.K’nun 18/3. maddesi doğrultusunda, duruşma açılarak, icra dosya aslı da dosya arasına konularak, alacaklının başvuru dilekçesi ve PTT alındı makbuzlarının sıhhati araştırılarak 6552 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, alacaklı tarafından kuruma yazılı başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.