YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15354
KARAR NO : 2017/16097
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili; dava konusu 149 ada 14 parsel sayılı taşınmazda özel parselasyon çalışmasına göre 2 nolu alanda bulunan 22 kapı numaralı etrafı duvarlarla çevrili 1 adet ev, bahçe, bahçedeki ağaçlar ve evi çevreleyen duvarların mülkiyetinin …. 3 nolu 24 kapı numaralı etrafı duvarlarla çevrili 1 adet ev, bahçe, bahçedeki ağaçlar ve evi çevreleyen duvarların mülkiyetinin ise … ve …’a ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalılardan … ve … vekili; davanın konusuz kaldığını, ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu taşınmaz üzerindeki evlerin davacılara ait olduğunun tespit edildiğini, muhdesat iddialarının kabul edildiğini, iş bu dosyada da davacıların muhdesat iddialarının ortaklığın giderilmesi davasındaki bilirkişi raporunda belirlenecek değere itiraz hakkı saklı kalmak suretiyle kabul ettiklerini bu haliyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan … vekili ; ortaklığın giderilmesi davasında muhdesatlara ilişkin beyanda bulunmak için verilen süre içerisinde 15.04.2008 tarihli dilekçe ile taşınmaz üzerinde davacılara ait 2 bina bulunduğunun beyan edildiğini, iş bu dava da dava dilekçesi tebliğ edilmediğinden haricen davacılar vekilinden öğrenilerek katıldıkları 13.04.2009 tarihli oturumda da ortaklığın giderilmesi davasındaki beyanların tekrar edildiğini bu nedenle davacıların muhdesat iddiaları bu dava açılmadan kabul edildiğinden ve davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği de göz önüne alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ilk kararda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 22 numaralı 2 katlı villa tipi yapının … tarafından yaptırılıp kullanıldığının, 24 numaralı villa tipi yapının ise tapuda paydaş olan … ve … tarafından yaptırıldığı ve … varisleri ile … tarafından kullanıldığının tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.11.2012 tarih ve 2012/5424 esas ve 2012/7675 karar sayılı ilamıyla, davacıların muhdesat değeri hakkındaki itirazlarının yerinde olmadığı, davacıların bahçe duvarları ve ağaçlara ilişkin talepleri yönünden olumlu veya olumsuz hüküm kurulması gerektiği, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları yönünden davalı tarafın davayı kabul beyanları bulunmakta ise de ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasını kayıtsız şartsız kabul edip etmedikleri yani davanın açılmasına sebebiyet verip vermediklerinin tartışılmadığı Mahkemece ortaklığın giderilmesi dava dosyası getirtilerek, buna ilişkin araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yerel mahkemece verilen karar bozulmuştur.
Bozma üzerine mahkemece; bozmaya uyulmak ve ortaklığın giderilmesi dava dosyası da getirilmek suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmaz üzerindeki 22 nolu yapı, çevreleyen duvarlar ve içerisinde kalan ağaçların davacı … tarafından oluşturulduğunun, 24 nolu yapı, çevreleyen duvarlar ve içerisinde kalan ağaçların ise … mirasçıları … ve …. ile … ‘ın hem mirasçı hem davacı sıfatıyla ayrı ayrı olmak üzere ait olduğunun tespitine, yargılama giderleri harç ve vekalet ücretinin ise …, … ve … dışında kalan davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından süresinde yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
Bilinmektedir ki 6100 sayılı HMK’nın 312. maddesinde kural olarak kabul beyanında bulunan tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceği; kabul talep sonucunun sadece birkısmına ilişkin ise yargılama giderlerinin ona göre belirleneceği belirtilmiştir. Yine HMK md 312/2 fıkrasında davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmişse yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayacağı hükmü yer almaktadır.
Somut olaya gelince; davalı … vekilinin … 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2007/145 esas sayılı Ortaklığın Giderilmesi dava dosyasında, 15.04.2008 tarihli duruşmada verdiği dilekçenin yanı sıra eldeki muhdesat tespitine ilişkin iş bu davada, davalı …’ye dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilemediği tespit edilmekle davalı vekilinin dava dosyasında katıldığı ilk oturum olan 13.04.2009 tarihli 6. celsede ortaklığın giderilmesi dava dosyasında verdiği dilekçeyi tekrarla davayı kabul ettiği ve 22.04.2009 tarihli dilekçe ile de kabul ettiğine ilişkin beyanını tekrarladığı görülmekle davalı …’ye yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükletilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.