YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15495
KARAR NO : 2017/15747
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 04.03.2013 gün ve 2012/15017 Esas, 2013/2722 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı borçlu idare vekili, dayanak ilamın daha önce takibe konulduğunu ve bu dosya üzerinden borcun ödenmesine rağmen hak düşürücü süre geçtikten sonra yeni bir takip yapılarak faiz alacağının istendiğini, faize faiz işletildiğini, ilk takipte Anayasanın 46/son maddesi gereğince faiz talep edilmediğini, böyle bir talepleri varsa ilk takip dosyasından bakiye borç müzekkeresi düzenlenmesi gerekirken ayrı bir takip yapılmasının usulsüz olduğunu belirterek, icra emrinin iptali istemi ile İcra Mahkemesi’ne başvurduğu, Mahkemece, şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hükmün borçlu vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemiz’in 04.03.2013 tarih 2012/15017 Esas- 2013/2722 Karar ilamıyla onanmasına karar verildiği, borçlu vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzletme itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Borçlu vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince,
Faiz alacağına mahkeme ilamında hükmedilmesi halinde, B.K.’nun 113/2.maddesi uyarınca halin icabından anlaşılan durum gereği bu alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından, alacaklı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasa bile zamanaşımı süresinin dolmasına kadar ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını her zaman talep edebilir. İlama dayalı bu istek, icra müdürlüğünün, ilama aykırı işlemini kapsadığından şikayet süreye tabi değildir.Anayasanın 4709 sayılı Yasa ile değişik 46/son maddesi hükmüne göre kesin hükme bağlanan (kesinleşmiş) kamulaştırma bedellerinin ödenmemesi halinde 17/10/2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması talep edilebilir. Bir başka anlatımla, henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedeli için 17/10/2001 tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanmaz. Bu oran kararın kesinleşme tarihinden sonrası için hesaplamada dikkate alınacaktır.
Bu durumda, Mahkemece, dayanak ilamın kesinleşme tarihi sorulup tespit edilmeli, kesinleşme tarihine kadar 3095 Sayılı Kanun’un 1. maddesine göre yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonra ise Anayasanın 46.maddesinde yazılı faiz oranı tatbik edilerek sonuca gidilmelidir. Dosyada mevcut takip dayanağı ilamdaki şerhle, ilamın kesinleşme tarihi 23/05/2002 olarak belirtilmiş bilirkişi raporunda 15/04/2002 tarihi esas alınarak hesaplama yapılmıştır.O halde, Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, ilamın kesinleşme tarihi netleştirilip bu tarihten itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı uygulanarak hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması yerine onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü yoluna gidilmiştir.SONUÇ: Yukarıda borçlu vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin karar düzletme itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairemiz’in 04.03.2013 tarih 2012/15017 Esas- 2013/2722 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.