YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15575
KARAR NO : 2018/18089
KARAR TARİHİ : 05.11.2018
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan kabul-davanın reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili 15.08.2016 tarihinde 01.04.2015 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak aylık 27.500 TL üzerinden 2016 Nisan ve dönem sonuna kadar muaccel olan toplam 12 aylık kira bedelinin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuştur. Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekili tarafından, yasal itiraz süresi içinde bahsi geçen taşınmazın vekil edenine hiçbir zaman teslim edilmediği ve mecurun hiçbir zaman kullanılmadığı bu nedenle muaccel hale gelen herhangi bir borcun bulunmadığı belirtilerek borcun tamamına itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine davacı vekili İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince takip dayanağının 01/04/2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğu, borçlu tarafından kira sözleşmesinin inkar edilmediği, borcun bulunmadığına yönelik beyanların ise yazılı delil ve belgelerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile itirazın kaldırılmasına davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalının itiraz ve savunma olarak kiralananın kendisine hiç teslim edilmediğini öne sürdüğü, davacı vekilinin usulen gerekli olmamasına rağmen verdiği cevaba cevap dilekçesinde mecurun davalı tarafından komple inşaat ve tadilatı yapıldıktan sonra otel olarak işletilmesi hususunda anlaştıklarını, Eylül 2014 tarihinde davalı ile tekrar biraraya gelinip kiralama şartlarının görüşüldüğünü ve vekil edeninin sözüne sadık kalmak adına daha düşük bedelle davacıya kiralamayı kabul ettiğini belirttiğini, bu durumda taraflar arasında dava konusu mecurun kiracıya teslim edilip edilmediği noktasında uyuşmazlığın mevcut olup, tarafların iddia ve savunmalarının genel hükümlere göre yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra İflas Yasası’nın 62/5 maddesi hükmü gereğince borçlu takibin dayanağı senet altındaki imzasını reddediyorsa bunu itirazında “ayrıca ve açıkça” beyan etmesi gerekir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki (sözleşmedeki) imzayı kabul etmiş sayılır. Somut olayda davacı 01.01.2014 tanzim ve 01.04.2015 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanmış ve borçlu itirazında sözleşme altındaki imzaya itiraz etmeksizin kiralananın kendisine hiç teslim edilmediği gerekçesi ile borca itiraz etmiştir. Taraflar arasında kira akdi yapılmış olmakla sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde taşınmaz kiracıya teslim edilmiş kabul edilir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde sözleşmenin başlangıç tarihinden önceki süreçten bahsetmiş olup “Taraflar arasında kira akdi yapılmış olmakla sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde taşınmaz kiracıya teslim edilmiş kabul edilir.” kuralının aksine bir beyanı olmamıştır. Dayanak kira sözleşmesinde taşınmazın teslimine ilişkin ayrık bir düzenleme yer almamakta olup İlk Derece Mahkemesinin yerinde olan gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nin 373/2. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin … Esas sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.11.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.