YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15659
KARAR NO : 2018/19394
KARAR TARİHİ : 28.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiş olup hükmün davacı … mirasçıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16.05.2017 gün ve … Esas, 2017/7197 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı mirasçıları vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, boşanma davası ile birlikte açılıp tefrik edilen davada, 312 ada 10 parseldeki 1/3 hissenin davacı ile davalının evlilik birliği devam ederken 27.09.2006 tarihinde davalı adına alındığını ve müşterek konut olarak kullanıldığını, davacının babasına ait 356 ada 7 parseldeki taşınmazın satışı için davalıya vekaletname verdiğini, davalının bu taşınmazı satarak 278 ada 69 parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü kendi adına satın aldığını, daha sonra bu taşınmazı sattığını açıklayarak, evlilik birliği sırasında müşterek alınan davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile 1/2’sinin davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece 19.02.2015 tarihli kararla davacının mal rejiminin tasfiyesine yönelik davasının tefrikine karar verilmiş, davacı vekili tefrik sonrası sunduğu 17.03.2015 tarihli dilekçede, 312 ada 10 parseldeki 1/3 hissenin muvazaalı olarak yapılan satış işleminin iptali ile davalı hissesinin 1/2 payının davacı adına tesciline, bu mümkün olmaz ise evlilik birliği sırasında edinilen her iki taşınmazın davalı tarafından satılması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 11.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 21.04.2015 tarihli dilekçede ise, 312 ada 10 parseldeki 1/3 hissenin satış işleminin iptali ile taşınmazın 1/3 hissesinin davalı adına tesciline ve edinilmiş mallara ortaklık rejimi gereği bu hissenin 1/2’sinin davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, davacı … yargılama sırasında 01.12.2015 tarihinde vefat etmiştir.
Davalı …, tefrik öncesi 02.12.2014 tarihli yargılama oturumunda, açılan davayı kabul etmediğini, adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, yargılama esnasında davacının vefat ettiği, boşanma davasının konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın dinlenebilirlik koşulu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığında karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … mirasçıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece onanmıştır. Bu defa davacı … mirasçıları … ve … vekili dilekçesinde yazılı nedenlerle karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
TMK’nin 225.maddesi “Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.” hükmünü amirdir. Somut olayda, davacı ile davalı 03.09.1984 tarihinde evlenmiş ve davacı eş Yargıtay temyiz incelemesi yapıldığı tarih itibariyle ölmüş, TMK’nin 225/1.maddesi uyarınca mal rejimi ölümle sona ermiştir. Bu durumda davanın görülebilirlik ön koşulu gerçekleşmiştir. Nitekim mahkemece verilen karar davacı eşin mirasçılarına tebliğ edilmiş, mirasçılar aynı vekile vekaletname vermişler ve karar vekil tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nin 55.maddesi “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” hükmünü amirdir. Davacı eş karar tarihinden önce öldüğünden, mahkemece HMK’nin 55.maddesi uyarınca mirasçılarına tebligat yapılıp davayı takip edip etmeyeceklerinin sorulması, takip edeceklerini bildirmeleri halinde davaya kaldığı yerden devam edilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçe ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamıştır. Yerel Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken; bu hususun gözden kaçırılması sonucu hükmün onanması hatalı olduğundan; davacı … mirasçıları … ve … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’un 440-442 maddeleri uyarınca kabulü ile hükmün, yukarıda açıklandığı gibi bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple davacı … mirasçıları … ve … vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin 16.05.2017 tarih, 2017/11103 Esas-2017/7197 karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.