YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15681
KARAR NO : 2017/16189
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Takibin … 2. Tüketici Mahkemesi’nin 15.11.2012 tarih ve 2011/824 Esas 2013/714 Karar sayılı ilamına dayandığı; ilamda “Davacının davasının Kabulü ile davalı şirketten 15/02/2011 tarih 563437 sıra nolu fatura ile satın alınan dava konusu …. plakalı (….) aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde, İİK’nın 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına,” karar verildiği görülmüştür.
Şikayet, icra dosyası kapsamında alınan Ticaret Odası kıymet takdirinde belirtilen değere ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda “Davacının kıymet taktirine yönelik itirazının kabulü ile dava konusu …. haciz tarihine göre ayıpsız misli olarak değiştirilmesine esas değerinin 74.750,00 TL olarak tespitine,” karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu taktirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı belirtildiği gibi hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında “ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu” hükmüne yer verilmiştir.
Yine son fıkrada yer verilen düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınır değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, İcra Mahkemesine denetleme yetkisi de tanıdığı, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirileceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; Mahkemece, hükme esas alınan 17.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ayıplı aracın teknik donanımları ile emsal alınan aracın fiyata etkili teknik donanımları karşılaştırılarak, ayıplı araçta bulunmayan özelliklerin değerleri tespit edilip, bu karşılığın haciz tarihindeki sıfır kilometre aracın değerinden mahsubu suretiyle ayıpsız araç yerine talep edilebilecek miktarın bulunması yönteminde dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda sonuca gidildiği anlaşılmakla beraber haciz tarihindeki sıfır kilometre (2014 model) aracın değeri olarak alacaklı vekilinin dava dosyasına ibraz ettiği…..Yetkili Satıcısı….e ait 2014 yılı satış bedeli üzerinden hesaplama yapılması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, borçlu taraftan (emsal alınan) “…..model” aracın 2014 yılı katalog ve satış fiyat listelerinin temin edilerek 2014 yılı fiyatı üzerinden aynı bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.