Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/15765 E. 2018/19393 K. 28.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15765
KARAR NO : 2018/19393
KARAR TARİHİ : 28.11.2018

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.05.2017 gün ve … Esas, 2017/7563 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, davalı adına edinilen sekiz adet taşınmaz, iki adet araç ve dört adet şirket bulunduğunu, ayrıca davacının ziynet eşyalarının davalı tarafça alındığını açıklayarak, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine, davacının katılma alacağı, değer artış payı ile davacıya ait ziynet eşyalarının öncelikle ayni olarak ödenmesini, bu mümkün olmadığı takdirde nakit olarak faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiş, harca esas değer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Harcını yatırdıkları 24.12.2010 tarihli dilekçe ile davacı vekili ziynet eşyaları yönünden taleplerinin şimdilik 2.000,00 TL olduğunu, 14.09.2015 tarihli dilekçe ile ziynet alacağını 36.000,00 TL arttırarak 38.000,00 TL, 7.000,00 TL olan katılma ve değer artış payı alacağını 551.400 TL arttırarak 558.400 TL talep ettiklerini açıklamıştır.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının mal rejimi sona erdikten sonra pay sahibi olduğu şirketler, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen ve davacının katkısını ispat edemediği … ve 3937 parseldeki taşınmazlar, İstanbul Ümraniye 6173 parselde kayıtlı 14 nolu taşınmaz,… plakalı araç ile ispatlanamayan ziynetlere ilişkin taleplerinin reddine, davalı adına kayıtlı dava konusu edilen diğer 5 adet taşınmaz ve bir adet araç yönünden toplam 445.900,00 TL. katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, reddedilen kısım yönünden davacı vekili ve kabul edilen taşınmazlardan sadece 17 nolu mesken yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı vekilinin temyiz itirazları uyarınca 17 nolu mesken yönünden bozulmuştur. Bu defa davacı vekili dilekçesinde yazılı nedenlerle karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. a) Davacı vekilinin dava konusu ziynet eşyalarına yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince;
Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasının 21.03.2007, davanın ise 16.07.2009 tarihinde açıldığı, boşanma dava dosyasında takılar ile ilgili bir talebin olmaması, müşterek çocuğun takıların davalı baba Barış tarafından kasaya konulmak üzere alındığı beyanının davacı tarafından yeniden istenildiği, verilmediği gibi delillerle desteklenmediği gibi görülen davalar öncesinde davacının bu eşyaları talep konusu yapmamasının hayatın olağan akışına uygun görülmediği gerekçesiyle takılar ile ilgili talebin reddine karar verilmişse de, gerekçe dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, fotoğraflara, özellikle de tarafların müşterek çocukları olan … başta olmak üzere tanık beyanlarına göre, dava konusu ziynet eşyalarının anahtarı davalıda bulunan kasada muhafaza edildiği, mal rejimi sona erdiği sırada davalıda kaldığı yönünde kanaat oluştuğundan, 27.09.2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yerel Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken; bu hususun gözden kaçırılması sonucu davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin buna ilişkin karar düzeltme isteğinin HUMK’un 440-442 maddeleri uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.
b) Dairenin 23.05.2017 tarih, … esas-2017/7563 karar sayılı bozma ilamında “Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı …’den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı …’a verilmesine,” yazılmışsa da, davalı Yargıtay duruşmasında avukatla temsil edilmediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından sehven maddi hatayla yazılan bu cümlenin bozma ilamından çıkarılması gerekmiştir.
c) Davacı vekilinin ziynet eşyalarına yönelik karar düzeltme isteğinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verildiğinden ve davacı Yargıtay duruşmasında avukatla temsil edildiğinden Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalı …’dan alınarak davacı …’e verilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 Sayılı HUMK’un 442. maddesi gereğince, davacı vekilinin ziynet eşyalarına yönelik karar düzeltme isteğinin yukarıda (2-a) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile Dairenin 23.05.2017 tarih, 2016/3409 Esas-2017/7563 Karar sayılı bozma ilamının (1) nolu bendindeki davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ilişkin bölümünün ziynet eşyalarına yönelik olarak KALDIRILMASINA, açıklanan sebeplerle de yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda (2-b) nolu bentte yazılı nedenlerle Dairenin 23.05.2017 tarih, 2016/3409 Esas-2017/7563 Karar sayılı bozma ilamındaki “Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı …’den alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı …’a verilmesine,” cümlesinin çıkarılmasına, yukarıda (2-c) nolu bentte yazılı nedenlerle, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davalı …’dan alınarak davacı …’e verilmesine, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine ve peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine 28.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.