Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/15807 E. 2020/4309 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15807
KARAR NO : 2020/4309
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili, davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırları yazılı olan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaza davalılar tarafından müdahale edildiğini açıklayarak, vaki müdahalenin meni ile taşınmaz üzerindeki elektrik direkleri, yüksek gerilim hattı, su havuzu, su kulesi ve sulama borularının kaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … ve İl Özel İdaresi vekilleri davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar … ile … Köyü Sulama Birliği savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile, İl Özel İdaresi aleyhine açılan davanın İl Özel İdaresi tasfiye edildiğinden reddine, diğer davalıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaza vaki müdahalelerinin meni ile taşınmaz üzerinde bulunan elektrik direği, gerilim hattı, sulama havuzu, su kulesi ve sulama borularının kaline karar verilmiş, hükmün reddedilen bölümü davacı Hazine vekili, elektrik direkleri ile gerilim hattına ilişkin bölümü davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 16.10.2014 tarihli ve 2013/22226 Esas 2014/18438 Karar sayılı ilam ile karar onanmış, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği üzerine, Dairenin 30.11.2016 tarihli ve 2015/20798 Esas 2016/16295 Karar sayılı ilam ile, 06.12.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunla Büyükşehir Statüsü altına alınan illerde mevcut “İl Özel İdarelerinin tüzel kişiliği” kaldırıldığı, (mad.1/5). … ilçesinin bağlı olduğu … ilinin de bunlardan biri olduğu, aynı Kanun’un 3/2. maddesinde ise, “İl Özel İdarelerinin mahkemelerde süren davaları ile İl Özel İdaresi olarak faaliyet gösterdikleri dönem ve yapılan işlemlere ilişkin olarak açılacak davalarda; muhatap, devir işleminin yapıldığı ilgili kurum ve kuruluştur” hükmünün getirildiği, 16.12.2011 tarihinde yapılan keşifte ve sonrasında 29.12.2011 tarihli kadastro teknik bilirkişiler tarafından tanzim edilen rapor ekinde krokide (F) harfi ile gösterilen “Sulama tesisi ve ayaklı su kulesi”nin davalı İl Özel İdaresi tarafından meydana getirildiğinin saptandığı, Mahkemece, davaya konu devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz üzerine davalı İl Özel İdaresi tarafından müdahalede bulunnulduğu belirlendiğine göre; davalı İl Özel İdaresinin az yukarıda zikredilen Kanun çervesinde, … Valiliği nezdinde kurulan komisyon tarafından hangi kurum veye kuruluşa devredildiğinin … Valiliğinden sorulması, devir varsa o kurum veya kuruluşa dava ile ilgili tebligat yapılarak onun hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi; devir yapılmamış ise tesisin halen … Valiliği nezdinde kaldığı kabul edilerek, davacı ve davalı sıfatı birleşmiş olacağından temyize konu karardaki gibi karar verilmesinin gerektiği, dolayısıyla, davalı İl Özel İdaresi yönünden davanın reddine yönelik yerel Mahkeme tarafından verilen kararın bozulması gerekirken, bu hususun gözden kaçtığı,hükmün tümüyle onandığı açıklanarak davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteği bu yönden kabul edilerek, onama ilamının kaldırılması ve hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda İl Özel İdaresinin …’ye devredildiğinin bildirildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile,davalıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaza vaki müdahalelerinin meni ile taşınmaz üzerinde bulunan elektrik direği, gerilim hattı, sulama havuzu ve su kulesinin kaline karar verilmiş karar verilmiş, karar davacı Hazine vekili, davalı … vekili ve davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.
1.Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya kapsamına, toplanan delillere ve bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin su kulesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca … Valiliği’ne yazılan yazıya verilen 31.03.2017 tarihli cevapta, İl Özel İdaresinin alacak-borç, ekipman vs.sinin … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile bağlısı … Genel Müdürlüğü arasında pay edilmek suretiyle devir edildiğinin bildirilmesine, davalı …’nin Milli Emlak Müdürlüğüne yazdığı 27.10.2014 tarihli yazıda mahallenin su ihtiyacını karşılayan su kulesi ve pompa binasınının 6360 sayılı yasa ile …’ye devredildiğinin beyan edilmesine, dava konusu tesisin içme suyu deposu olarak kullanıldığının, bakım ve gözetiminin davalı … tarafından yapıldığının, su kullanım bedellerinin …’ye ödendiğinin anlaşılmasına, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Davalı … vekilinin su deposuna ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dava konusu su deposunun tasfiye edilen İl Özel İdaresince yaptırılan sulama suyu tesisi niteliğinde olduğu, her ne kadar Makmece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca … Valiliği’ne yazılan yazıya verilen 31.03.2017 tarihli cevapta, İl Özel İdaresinin alacak-borç, ekipman vs.sinin … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile bağlısı … Genel Müdürlüğü arasında pay edilmek suretiyle devir edildiği bildirilmiş ise de, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ekinde yer alan 18.08.2017 tarihli Valilik komisyon kararına göre Mahkeme karar tarihinden sonra İl Özel İdaresine ait sulama tesisi ekipmanlarının 6360 sayılı yasa uyarınca DSİ’ye devredildiği anlaşılmıştır. Bu durumda anılan muhdesat yönünden karar tarihinden sonra sorumluluk dava dışı DSİ’ye geçtiği Mahkemece DSİ yönünden taraf teşkilinin sağlanması için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4.Davacı Hazine vekilinin su borularına ilişkin temyizi yönünden,
Davacı Hazine vekili tarafından, sulama suyu tesisi niteliğindeki su deposuna su sağlamak için yer altından geçirilen su boruları yönünden de elatmanın önlenmesi ve kal talebinde bulunulmuş olmakla birlikte Mahkemece bu taleple ilgili olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Oysa, HMK’nin 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, bir önceki bentte açıklanan nedenlerle karar tarihinden sonra anılan muhdesatlarla ilgili sorumluluğun DSİ’ye geçtiği nazara alınarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra davacı Hazine vekilinin talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden …’ye iadesine, 54,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.017,60 TL’nin temyiz eden …’a iadesine 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.