YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1612
KARAR NO : 2017/4523
KARAR TARİHİ : 28.03.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 01.04.2008 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 16.03.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 22.238,84 TL’lık kira alacağının işlemiş faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 30.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 31.03.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, kira bedellerini her ay düzenli olarak kira sözleşmesinde belirtilen şartlar çerçevesinde ödediğini, ayrıca takip talebinde alacağın hangi yıl ve aya ait olduğunun belirtilmediğini bildirerek borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.
Davacı alacaklı İcra Mahkemesi’ne başvurarak, davalı borçlu ile akdedilen 01.04.2008 tarihli kira sözleşmesi ile aylık kira bedelinin 2.450,00 TL olarak kararlaştırıldığı, işbu kira bedelinin kira sözleşmesinin başlangıcından bu yana TEFE+TÜFE/2 oranı doğrultusunda artırım yapılarak ödenmesi gerekirken bu oranların dikkate alınmadığını ve kira bedellerinin eksik yatırıldığını, ödemelerin kira sözleşmesinde belirlenen artırım oranlarının altında kaldığını, belirterek itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Davalı borçlu vekili, kira sözleşmenin 3 maddesinde, yıllık kira artırımı TEFE+TÜFE/2 olarak öngörülmüş ise de, yıllık artışların karşılıklı mutabakat ile belirlendiğini, zira müvekkilinin söz konusu taşınmazı rayiç bedelin üstünde bir bedel ile kiraladığını, ayrıca eksik yatırılan bedelin hangi aylara ait olduğunun belirtilmediğini, müvekkilinin temerrüdünün oluşmadığını, daha önce gönderilen 27.02.2015 tarihli ihtarnamede 17.405,12 TL talep edilmiş olmasına rağmen, icra takibinde kira alacağının 22.238,84 TL olarak bildirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının itirazında kira sözleşmesi ve bedeline itirazda bulunmadığı, bu haliyle kabul edilen kira sözleşmesindeki artış oranına göre kira bedellerinin belirlendiği, dosya kapsamı ve denetime uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının itirazının kaldırılmasına, davalı borçluya ödeme emrinin 30.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 30 günlük ödeme süresi geçmeden davanın açıldığı gerekçesiyle de tahliye talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.04.2008 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar 3.maddesi ile “Kontrat 01.04.2008 tarihinde başlar ve 31.03.2011 tarihinde sona erer. 1. yılın bitiminden sonraki kira artışında senelik TEFE+ÜFE/2 oranı baz alınacaktır” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Bu durumda mahkemece 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK.nun 344. maddesi hükmü de gözetilerek ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultusunda aylık kira bedelinin ve kira artış farkının belirlenerek, bu miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, takipte belirtilen miktarın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428 ve İİK.nun 366. maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 28/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.