Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/16151 E. 2017/16154 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16151
KARAR NO : 2017/16154
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı 3.kişi vekili 14.08.2013 tarihinde yapılan haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı 3. kişi tanıklarının beyanlarının çelişkili, fatura tarihleri ve nakil yerleri itibariyle uyumsuz olması, haciz tutanağında yatay şerit makinesinin marka ve tipine yer verilmesine rağmen davacı 3. kişinin dayandığı faturada bu hususun belirtilmemiş olması,yine satın alma tarihlerinin de borcun doğum tarihinden sonra olması da göz önünde bulundurulduğunda, delillerin iddiayı ispata elverişli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, İİK’nun 97. maddesine göre 15.000,00 TL’nin %20’si oranındaki tazminatın davacı 3. kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-İstihkak davasının reddine ilişkin temyiz itirazı yönünden; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-İİK.nun 97/13.maddesinde istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın % 20’den aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı karara bağlanmıştır.
Somut olayda; davacı üçüncü kişi vekilinin satışın durdurulması talebi üzerine, Mahkemece 02.09.2013 tarihli tensip ara kararı ile teminat yatırılması halinde satışın durdurulmasına karar verilmiş, ancak davacı 3. kişi tarafından teminat yatırılmamıştır. Bu durumda, davacı 3. kişi vekilinin talebi ve teminat yatırması üzerine takibin durdurulmasına karar verilmesi ve teminat yatırılmadığı için takip durmadığına göre aleyhine tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. maddesindeki “Davacının İstihkak Davası nedeniyle mahkememizin 02.09.2013 tarihli tensip tutanağının 10 nolu ara kararı gereğince teminat mukabili takibin talikine ve tedbiren durdurulmasına karar verildiği ve neticeten davanın reddine karar verildiği, bu tazminat için talep şartı bulunmadığı dolayısıyla davalı alacaklı lehine İİK’nun mad.97/f.13 gereğince yasal tazminat şartları oluştuğu anlaşılmakla İİK’nun mad.97/f.13 gereğince alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken istihkaka konu mahcuzun değeri 15.000 TL’nin % 20’si olan 3.000 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya ödenmesine,” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.