Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/16260 E. 2017/17290 K. 20.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/16260
KARAR NO : 2017/17290
KARAR TARİHİ : 20.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı; ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 963 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan dam, ev ve 51 adet zeytin, 1 adet limon, 1 adet mandalina ağaçlarının kendisi tarafından meydana getirildiğini belirterek, dava konusu muhdesatların aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul etmiş, bir kısım davalılar ise, davayı ağaçlar yönünden kabul etmiştir.
Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; ev ve dam yönünden, evin ve damın yapılış yılları itibariyle davacının davasını ispatlayamadığı, ağaçlar yönünden ise; her ne kadar davacı tarafından dikildiği kanatine varılsa da, davacının köyde oturan evlat olarak davalıların da intifadan men kaydı koymamaları ve bir talepte bulunmamaları nedeniyle herhangi bir kira ödemeksizin taşınmazdan istifade ettiği, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlarda TMK’nın 729. Maddesine göre herhangi bir üst hakkı kurulamayacağı kuralının kıyasen elbirliği mülkiyetine tabi dava konusu taşınmaza da uygulanması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Davacı vekilinin, dava konusu 963 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ağaçlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece 26.04.2013 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanığı davacının 1980 yılında dava konusu taşınmaza zeytin ağaçlarını diktiğini belirtmiş, bir kısım davalılar ise dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçları davacının diktiğini kabul etmiştir. O halde; dosya içeriğine, toplanan delillere, tanıkların beyanlarına göre ağaçların davacı tarafından kendi nam ve hesabına dikildiği ispatlanmıştır. Bu nedenle ağaçlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmayıp, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.