YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17301
KARAR NO : 2019/9798
KARAR TARİHİ : 04.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın … yönünden açılmamış sayılmasına diğer davacılar yönünden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … ve fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar dava dilekçesinde: Dava konusu 444 ve 452 parsel sayılı taşınmazlara davalılar ile iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince malik olduklarını, babalarının ölümünden sonra 452 parsel sayılı taşınmaz üzerine tüm emek ve masrafların kendileri tarafından karşılanmak suretiyle 1995 yılında iki katlı betonarme bina yapıldığını, ayrıca parsele 25 yaşlarında 50 adet kayısı ağaçları dikdiklerini, 444 parsel saylı taşınmaz üzerine de yine kendileri tarafından 25 yaşlarında 25 adet kavak ve 30 adet söğüt ağaçları da diktiklerini, davalıların evde ve ağaçlarda hiç bir hak ve alakalarının bulunmadığını belirterek dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan iki katlı betonarme binanın ve taşınmaz üzerinde bulunan tüm ağaçların davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar …, …ve … yargılama sırasında davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir
Fer’i müdahil … vekili : Davalı …’un müvekkili …’in eski eşi olduğunu, müvekkilinin ve çocuklarının boşanma davasında hak ettiği nafakayı alabilmek amacıyla davalı …’un babası adına kayıtlı olan taşınmazın satışı konusunda 2.İcra Mahkemesince satış yapılabilmesi için izale-i şuy-u davası açma kararı aldığını, müvekkilinin bu yetki ile … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde izale-i şuy-u davası açtığını, bu kezde diğer kardeşleri ile muvazaalı şekilde anlaşarak bu davayı açtıklarını, mülkiyetin tesbiti davasının olumlu neticelendiğinde müvekkilinin haklarının zarara uğrayacağını, alacağını tahsil imkanının kalmayacağını belirterek müvekkilinin davalı yanında müdahilliğine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın davacı … yönünden açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … ve fer’i müdahil … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1. Davalı … yanında fer’i müdahil olan … vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Fer’i müdahalede üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle fer’i müdahale, bir davanın davalılar aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın davalı yararına sonuçlanmasını (reddedilmesini) sağlamaktır.
Müdahale talebinin kabulü halinde fer’i müdahil, lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir. Müdahil hakkında karar verilemez. Müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir. Lehine müdahale edilen taraf temyiz yoluna başvurmazsa, dava 2010 yılında açıldığı için HUMK’un 57. maddesi uyarınca, yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahil, yalnız başına kararı temyiz edemez. Müdahile husumet tevcih edilmediği gibi müdahil aleyhine bir karar da verilmemiş bulunan hallerde müdahilin tek başına temyiz isteğinde bulunmaya hakkı yoktur.
Somut olaya gelince; davalı …’ın temyiz isteminde bulunmaması ve temyize konu kararda fer’i müdahil hakkında bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle, fer’i müdahilin tek başına temyiz hakkı bulunmamaktadır.
2. Davacı Hasan’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar fer’i müdahil tarafından davacı ve davalı tarafların, kendisinin nafaka alacağını tahsil edememesi için bu davayı muvazaalı olarak açtıkları iddia edilmiş, Mahkemece de bu doğrultuda fer’i müdahil tanıkları dinlenilmiş, davalıların açık kabul beyanları karşısında fer’i müdahil tanıklarının anlatımları sonucunda davalı …’ın da muhdesatların yapımında katkısı olduğu sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkemenin bu kabulüne katılma imkanı yoktur; çünkü dava dosyasının ekinde mevcut … 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/675 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde icra dosyasının alacaklısı-eldeki davadaki fer’i müdahil …’ın alacak miktarının toplamda 5.862 TL olması karşısında ortaklığın giderilmesine konu 444 nolu parselin 7.460 m2, 452 parselin ise 32.540 m2 olduğu görülmekle bu parsellerin satımı sonucunda üzerindeki muhdesatlar mevcut olmasa bile alacaklının salt zemin değerinden, alacağını karşılayabileceği açık iken muvazaa iddiasına kıymet verilmesi doğru görülmemiş; davalıların açık kabul beyanı sonucu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Fer’i Müdahil vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bendde açıklanan sebeplerle reddine, Davacı Hasan’ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 04/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.