YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2517
KARAR NO : 2017/11357
KARAR TARİHİ : 21.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; davalı Rasiye Alakaz’ın eski eşi … müşterek çocukları olarak göründüğü, ancak Rasiye’nin Durkadın ile kendi babası Halil’in gayrimeşru ilişkisinden doğan kız kardeşi olduğunu, davacı ile Rasiye arasındaki nesebin reddi ile kaydın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın TMK.nun 286. maddesine göre bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, soybağının reddi istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Davada, Türk Medeni Kanununun 286 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağına itiraz isteminde bulunulmuştur. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı ve aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle, mahkemece göreve ilişkin bu kural re’sen gözetilip davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devamla davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.