Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/2762 E. 2017/13927 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2762
KARAR NO : 2017/13927
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Dava dilekçesinde, vakıf senedinin yedinci maddesinde yapılan değişikliğin tescili istenmiş; mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İhsan Doğramacı Vakfı’nın kuruluş senedinde yapılan değişikliğin tescili istemine ilişkin olup, davaya konu edilen değişiklik vakfın gelirlerinden vakıf senedinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesi için ayrılan payın azaltılması niteliğindedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin -yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101.maddesine göre; vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaç ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bu tanıma göre, önemli olan vakfın amacını gerçekleştirmesi ve dolayısıyla özgülenen mal ve hakların amacın gerçekleşmesi için yapılacak iş ve işlemlere harcanmasıdır.
Hükme dayanak yapılan 23.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; 4962 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Kanun’un 20. Maddesindeki düzenleme vakıfların gelirlerinin en az 2/3 oranında nev’i itibarıyla genel, katma ve özel bütçeli idarelerin bütçeleri içinde yer alan bir hizmetin veya hizmetlerin yerine getirilmesini amaç edinmek üzere kurulan vakıflara, … Bakanlığın önerisi ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınabileceğine dair bir düzenleme olup, vakıf senedinde yapılan değişikliğin gerekçesi olamaz. Çünkü bu düzenleme sadece vakıflara vergi muafiyeti tanınması bakımından getirilmiş bir düzenlemedir ve dava konusu vakfa daha önce vergi muafiyeti tanınmıştır.
Vakıf senedinin 7/2.maddesinde vakfın amaçlarını gerçekleştirmek için yıl içindeki gelirlerinin %80’inin vakıf amaçlarına özgülenmesi öngörülmüş iken, yapılan değişiklik ile vakfın yıl içinde elde edilen brüt gelirlerinin üçteikisinin (%66,66) vakıf amaçlarına özgülenmesi şeklindeki değişiklik ve bunun tescili sonucu vakfın amaçlarını gerçekleştirmek için öngörülen nakit miktarında azalmaya sebebiyet verilmesi ve böylece kurucu iradeye aykırı davranılması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMKun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMKun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 26.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.