Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/2808 E. 2017/12293 K. 05.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2808
KARAR NO : 2017/12293
KARAR TARİHİ : 05.10.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KAYYIM ATANACAK KİŞİ:…
KAYYIM ADAYI : …
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

…’nin 2013/112 Esas sayılı yazısı ile davacı… ile davalılar, Maliye Hazinesi,… arasında görülmekte olan Kadastro(Tespite İtiraza İlişkin) davası nedeniyle; davaya konu Çankırı İli, Orta İlçesi, Elmalık Kasabasında kain 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olarak görünen İsmail oğlu 1930 doğumlu… isimli şahsa kayyım atanması talep edilmiştir. Mahkemece; kayyım atanılması istenilen … isimli şahsın mirasçılarının sağ olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, tapu maliki…’e kayyım atanması istemine ilişkindir.
Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiştir. Kayyım atanması istemine ait davalar kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın gerekli araştırmayı yaparak karar vermek durumundadır. Mahkemece kolluk araştırması yapılarak taşınmazın İsmail oğlu …’e ait olduğu,adıgeçenin 1990 yılında öldüğü bildirilmiş, nüfus müdürlüğünden bu kişinin nüfus kaydı getirtilerek mirasçılarının bulunduğu görülüp, buna göre karar verilmiş ise de bu bilgi yeterli değildir. Adına kadastro tespiti yapılan kişinin İsmail oğlu… olduğu,kolluk araştırmasında ise İsmail oğlu … adlı kişinin bildirilmesi karşısında bu iki kişinin kimlik bilgilerinin farklılığı dikkate alınıp, kadastro tespitinin zilyetliğe ve taksime dayalı olduğu gözetilerek, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak kadastro tespit tutanağında yazılı muhtar ve bilirkişilerin tanık olarak dinlenmesi suretiyle toplanan deliller birlikte değerlendirilip , hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.